Ülkeler Teknoloji İle Krizden Çıkmanın Yollarını Arıyor

krizDeloitte tarafından hazırlanan ?Küresel Risk Sermayesi Araştırması 2008? raporu yayınlandı. Teknolojik inovasyon günümüzde krizden kurtulmak için çıkar yol olarak görülüyor. Bu yıl gerçekleştirilen araştırmanın amacı da, dünyadaki risk sermayedarlarının yeni fikirler için potansiyeli hangi ülkelerde gördüğünü belirlemek idi. Araştırma sonuçları, teknoloji inovasyonu ve girişimcilik ABD için önemli bir olguyken, diğer ülkelerin gelecekte önemli olan risk sermaye yatırımlarında mükemmelleşmeye çalıştığını ortaya koyuyor. Avrupa, sağlık sektörü ve temiz teknoloji konusunda, Asya ise bilişim teknolojisinde güçlü bir konuma ulaşmaya başladı. Dünyada genel olarak küresel ekonomi ilgi odağı iken, risk sermayesi yatırımcıları en iyi ve en yeni teknolojileri takip ediyor. Türkiye’nin de küresel yatırımcıların radarında kalmak için önemli hamleler yapması gerekiyor.

Deloitte’un Global TMT (Teknoloji, Medya, Telekomünikasyon) Grubu tarafından yapılan anketin sonuçları, ?Küresel Risk Sermayesi Araştırması 2008? başlığıyla yayınlandı. Mevcut kriz ortamından kurtulmak için ülkeler teknolojik inovasyonu bir çıkış yolu olarak görüyorlar. Bu yıl gerçekleştirilen araştırmanın temeli de hangi ülkelerin hangi teknoloji alanlarında daha ileri düzeyde görüldüğünün ortaya konması. Araştırma, risk sermayedarlarının teknolojik gelişme ve yenilik alanlarında ABD’yi hala küresel bir lider olarak görmelerinin yanı sıra dünya çapında farklı özelliklerde teknoloji inovasyonu alanlarını keşfetmeye başladığını ortaya koyuyor.

Dünya çapında 400 risk sermayedarının katılımıyla gerçekleştirilen Küresel Risk Sermayesi Araştırması’nın sonuçlarına göre, Avrupa ülkeleri en hızlı büyüyen iki sektör olan sağlık ve temiz teknoloji alanlarında lider olma yolunda gelişirken, Asya ülkeleri ise bilişim teknolojisi alanında yüksek seviyede inovasyon ile kendini gösteriyor.

ABD’nin teknoloji inovasyonu alanında dünya liderliğini koruduğunu belirten Deloitte Türkiye TMT Endüstri Lideri M. Sait Gözüm, görüşlerini şöyle ifade etti: ?ABD gücünü kaybetmezken, ABD dışında kalan diğer ülkeler hangi konularda iyi olduklarını ortaya koymaya çalışırken, risk sermayedarları da bu gücün nerede olduğunu bulmaya çalışıyor. Deloitte Türkiye olarak bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Teknoloji Fast50 programı bizlere, Türkiye’nin de teknoloji inovasyonu alanında gelişmekte olduğunu ve Türk firmalarının da günümüzde eskiye oranla daha fazla risk sermayedarlarının radarında olduğunu ortaya koyuyor. Ancak elbette Türkiye’nin daha kat etmesi gereken çok yol var.?

Avrupa sağlık ve temiz teknoloji sektörlerinde gücünü göstermeye başladı

Risk sermayedarlarına göre, Avrupa ülkeleri sağlık ve temiz teknoloji sektörlerinde ABD’den sonra yeni lider olma yolunda gelişiyor. Almanya ve İngiltere bu hızlı büyüyen sektörlerde teknolojik bilgi birikimleri ve tecrübeleri ile daha hızlı tanınmaya başladı.
Araştırma katılımcılarının %43’üne göre, Almanya hızla gelişmekte olan temiz teknoloji alanında, ABD’den sonra, en önemli tecrübeye sahip ülkedir. Aralarında Japonya ve Brezilya’nın da olduğu diğer ülkeler de bu sektörde oldukça dikkat çekici bir konumda.

Rockport Capital’ın ortağı David Prend temiz teknoloji ve Almanya ile ilgili görüşlerini şu şekilde paylaşıyor: ?Almanya alternatif enerji teknolojilerini cazip kılan istikrarlı kamu politikalarından faydalanmaktadır. Teknoloji altyapıyla birleştiği zaman inovasyonu ortaya çıkarmaktadır. Örneğin, ortalama güneş ışığını gören bir ülke olarak Almanya, güneş enerji teknolojisinin tüm dünyaya ihracatı bakımından lider konumdadır. Risk sermayesi de bu verimli teknolojiyi ve yeniliği yakından takip etmektedir.?

Sağlık ürünleri ve cihazları açısından bakıldığında, risk sermayedarlarının %39’u, Almanya’yı tıbbi cihaz ve ekipmanların teknolojisi bakımından da en iyi ikinci ülke olarak görmektedir. Almanya’yı %20 ile İngiltere, %14 ile İsrail takip etmektedir.

Almanya ve özellikle Alpler Bölgesi’nin güçlü sanayi altyapısıyla tıbbi cihaz alanında her zaman yeni icatları hedeflediğini ifade eden Atlas Venture’ın sağlık endüstrisi uzmanı Regina Hodits sözlerine şöyle devam ediyor: ?Günümüzde bu bölge birinci sınıf tıbbi araştırma kurumu ve tecrübeli insan kaynağından faydalanarak yenilikçi ve gelişmiş tıbbi cihazlar üretmektedir. Buna ek olarak, Londra, Danimarka’daki Medicon Vadisi, İsveç ve mükemmellik merkezi olan İsviçre gelişen biotek enerjisinin merkezidir.?

Katılımcıların %31’ine göre İngiltere, biyoeczacılık sektörüne yön veren ülkeler arasında ikinci sırayı alırken, İngiltere’yi %18 ile İsviçre,%15 ile Almanya takip etmektedir.

Asya ülkeleri bilişim sektöründe en iyi ülkeler ile yarışıyor

Çin ve Hindistan gelişmekte olan yeni teknoloji merkezleri olarak büyük ilgi görmeye başlarken, ABD çoğu risk sermayedarına göre hala bilişim sektöründe dünyanın lideri konumundadır. Bunun yanı sıra, Asya ülkeleri diğer ülkelere nazaran bilişim sektöründe ön sıralarda yer almaya devam etmektedir.

Japonya telekomünikasyonda ABD’den sonra ikinci sırada

ABD’nin ardından Japonya, telekomünikasyon alanında sahip olduğu teknoloji ile risk sermayedarlarının %27’sinin gözünde telekomünikasyon alanında ikinci durumdadır. Risk sermayedarlarının %16’sı ise İsrail’in telekomünikasyon alanında lider konumda olduğunu ifade ediyor.

DCM’nin kurucu ve yönetici ortağı Dixon Doll ise, ?Japon Hükümeti, ülke genelinde yaygın ve yüksek hızlı geniş bant altyapısını geliştirmenin ve devamlılığını sağlamanın önemini ilk fark edenlerden biridir ve gelecek nesil geniş bant uygulamaları için belirli inovasyonları desteklemektedir.’ diyor ve ekliyor: ?Bugün biz Japonya’da iletişim ile ilişkili yeni bir girişimcilik dalgası görüyoruz. Yahoo! BB gibi agresif bir şekilde inovasyon yapan servis sağlayıcılar, geleneksel geniş bant tekellerini aynı şekilde davranmaya zorlamaktadır. Sonuç olarak oldukça sağlıklı bir rekabet ortamı oluşuyor ve bu Japon telekomünikasyon sektöründe devamlı gelişme anlamına geliyor.?

Tayvan yarı iletkenlerde güçlü

Katılımcıların %31’ine göre dünyada bu alanda en iyi teknolojiye sahip olan Tayvan, yarı iletken sektöründe ABD’den sonra ikinci sıradadır. Risk sermayedarlarının %26’sına göre ise, en iyi yarı iletken teknolojisine sahip ülke olarak Japonya’yı gösterirken, unu %16 ile Çin takip etmektedir.
Tayvan’ın yarı iletken üretiminde liderliğe son derece başarılı uygulamaları ile ulaştığını ifade eden Crescendo Ventures ortağı Wayne Cantwell, sözlerini şöyle sürdürdü: ?Outsource edilen üretim alanında yükselmesine ek olarak Tayvan, yarı iletken alanında yeteneği etkileme, geliştirme ve lider yan şirketlerle ortaklık kurma konusunda zekice hareket etmektedir. Risk sermayedarları yarı iletken firmalarının portföyünü oluşturmak için genellikle Tayvan’ı seçiyor.?

Hindistan yazılım konusunda üst sıralarda yer alıyor

Araştırmaya katılan risk sermayedarlarının %41’i Hindistan’ı yazılım konusunda ABD’den sonra ikinci sıraya yerleştiriyor. Hindistan’ı %13 ile İngiltere takip ederken, İsrail %12 ile üçüncü sırada yer alıyor.

Canaan Partners Müdürü Alok Mittal ise görüşlerini şöyle ifade ediyor: ?Hindistan’ın kilit güçleri, yazılım sektörünün gelişmişliği ve yeteneğe erişebilirliği olarak gösterilebilir. 1990’lı yıllarda gelişmiş ülkelerde yaşanan otomasyon sürecini şimdi Hindistan yaşamaktadır. Hindistan yerel ekonomisi hızla gelişirken, finansal hizmetler ve telekomünikasyondaki büyüme otomasyon ihtiyacı yaratırken ve yatırım fırsatlarının gelişmekte olan pazarlara özgü daha düşük performans noktalarında birleşmesini sağlıyor.? .

Risk sermayedarlarına göre ABD teknolojik lider

Araştırmanın sonuçlarına göre, dünyadaki risk sermayedarları ABD’nin araştırmaya konu olan tüm sektörlerde en iyi teknolojiye sahip olduğunu düşünüyor. ABD’nin hangi sektörlerde risk sermayedarları tarafından lider veya ikinci olarak sıralandığını aşağıdaki listede görmek mümkün:

? Telekomünikasyon %71
? Yarı iletkenler %81
? Yazılım %91
? Biyoeczacılık %94
? Tıbbi Cihazlar %94
? Temiz Teknolojiler %79


Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yapın