Teknoloji Nedir?
Bu günlerde herkesin blogunda bir bölüm : Teknoloji. Herkes teknolojiden bahsediyor. Ama çok yanılıyorlar. Nedeni ise teknolojiyi başka şeylerle karıştırmaları. Bunu bende zaman zaman yaptığımı farkediyorum istemsizce. Özellikle bişim sektörü ile teknoloji çok fazla karışmakta. Bu nedenle teknolojinin tanımını bir alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. İletişim ve Teknoloji (okumanızı tavsiye ederim) kitabının yazarı Ümit Atabek aynen şöyle tanımlamış :
Teknoloji bir mal veya hizmet üretiminin toplumsallaşmış bilgisidir. Sözcük, Antik Yunanca’dan gelen tekhne kelimesine, bilgi anlamına gelen logos sonekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Antik Yunanca’da zanaat, beceri gibi anlamlarda kullanılan tekhne kelimesi, daha sonra Hint-Avrupa dillerinde, örneğin Sanskritçe’deki takşan kelimesinin marangoz, inşaatçı anlamında kullanılması gibi, yapmak, elde etmek, üretmek becerisi anlamını kazanmıştır. Bu nedenle teknik, bir şeyi yapmanın, üretmenin ya da elde etmenin bilgisi, becerisi anlamına gelmektedir.
Yine, Yeni, Yeniden…
Her yeni başlangıç insanın hayatında heyecan duygusu yaratır. İşte bu heyecanla PC Magazine dergisindeki yeni köşemin ilk yazısını yazmaya başlıyorum. Hazır yeniliklerden bahsetmişken bu ilk yazımda da son zamanlarda geliştirilmekte olan IP TV teknolojisini değerlendirelim istedim.
Henüz televizyonlarımızın tuşlarına bastığımız zamanlarda uzaktan kumanda yokken, siyah beyaz ve tek kanaldan ibaretti bizim için televizyonlar. Uzaktan kumandan ilk çıktığında devrim olarak nitelendirilmişti. Oysaki sonrasında çok kanallı yayına geçilmesi ve bize sunulan alternatifler… Bu gün varılan son nokta konularına özel yayın yapan ve uluslararası toplamda binlerce kanal.
Yeni hedef ? Bill Gates 2002’de .NET vizyonunu lanse ettiğinde “bilgiyer her yerden ulaşabilmek” vurgusunun üzerinde durmuştu. Bu hayalini bu gün her platforma taşıyor ve gerçekleştirmek için çalışıyor. Bu konsepti televizyon yayınlarınada taşımak için yeni bir teknoloji geliştirmekte Microsoft : IP TV. Amaç ise her an her yerde televizyon izleyebilmek ve hatta içeriğinde kullanıcı tarafından belirlenebilmesini sağlamak. Kısacası kişiye özel yayın.
Teknoloji Eğitimi
Sizlere ulaştırdığımız yazılarımızda ortak payda hep “Teknoloji” oluyor. Genelde de teknolojinin getirdiği yenilikler ve hızlı gelişiminden bahsediyoruz. Peki bu hızlı gelişimi takip etmek ve teknolojiyi verimli bir şekilde kullanmanın yolu nerden geçiyor ? Elbetteki eğitimden.
Eğitim, tek başına irdelenecek bir konu değil. Bir çok kavram özelliklede kültür, iletişim paralel incelenmelidir. Teknoloji kültürü dediğimiz kavram insanların teknolojinin etkilerini, niteliklerini bilmesi ve genel çizgileri ile tanımını anlamasıdır. Son yıllarda her fırsatta dikkat çekmeye çalıştığımız “Teknoloji Toplumu” yakın gelecekte bir zorunluluk haline gelecektir. Bu kültüre uyum sağlamayan toplumlar var oldukları çağlarda geri kalmaya mahkumlar. Yakın gelecekte sunulmaya başlayan ve gelecek içinde çalışmaları devam eden e-devlet hizmetleri, teknoloji eğitimlerin ne kadar gerekli olduğunu ve ilerleyen süreçlerde de zorunluluk haline geleceğini göstermektedir.
Ülkeler Teknoloji İle Krizden Çıkmanın Yollarını Arıyor
Deloitte tarafından hazırlanan “Küresel Risk Sermayesi Araştırması 2008” raporu yayınlandı. Teknolojik inovasyon günümüzde krizden kurtulmak için çıkar yol olarak görülüyor. Bu yıl gerçekleştirilen araştırmanın amacı da, dünyadaki risk sermayedarlarının yeni fikirler için potansiyeli hangi ülkelerde gördüğünü belirlemek idi. Araştırma sonuçları, teknoloji inovasyonu ve girişimcilik ABD için önemli bir olguyken, diğer ülkelerin gelecekte önemli olan risk sermaye yatırımlarında mükemmelleşmeye çalıştığını ortaya koyuyor. Avrupa, sağlık sektörü ve temiz teknoloji konusunda, Asya ise bilişim teknolojisinde güçlü bir konuma ulaşmaya başladı. Dünyada genel olarak küresel ekonomi ilgi odağı iken, risk sermayesi yatırımcıları en iyi ve en yeni teknolojileri takip ediyor. Türkiye’nin de küresel yatırımcıların radarında kalmak için önemli hamleler yapması gerekiyor.
Deloitte’un Global TMT (Teknoloji, Medya, Telekomünikasyon) Grubu tarafından yapılan anketin sonuçları, “Küresel Risk Sermayesi Araştırması 2008” başlığıyla yayınlandı. Mevcut kriz ortamından kurtulmak için ülkeler teknolojik inovasyonu bir çıkış yolu olarak görüyorlar. Bu yıl gerçekleştirilen araştırmanın temeli de hangi ülkelerin hangi teknoloji alanlarında daha ileri düzeyde görüldüğünün ortaya konması. Araştırma, risk sermayedarlarının teknolojik gelişme ve yenilik alanlarında ABD’yi hala küresel bir lider olarak görmelerinin yanı sıra dünya çapında farklı özelliklerde teknoloji inovasyonu alanlarını keşfetmeye başladığını ortaya koyuyor.
Sektörün Gelişim Sigortası : Teknoloji
Kuşkusuz günümüz iş yapış şekilleri çok değişim gösteriyor. Bu hangi sektör olursa olsun geçerli bir durum. İş yapış şekilleri ile birlikte doğal olarak ekonomide yeniden şekillenmekte. Yeni ekonomi kavramının araçları içerisinde ise tek değişmeyen nokta Teknoloji kuşkusuz. Sektörel bazda incelemek gerekirse işlerine teknolojiyi katma konusunda en hızlı sektörler bankacılık ve sigortacılık kurumları. Genel olarak Hizmet Sektöründe faaliyet gösteren sektörler. Asli müşterileri sanaayi devlerinden çok “İnsanlar”. Buda sayıca çok fazla müşteri demek. Ve doğası gereği çok farklı müşteri, birbirinden ayrı senaryolar ve istekler… Sigortacılık sektörüde bu bahsettiğimiz olayların en sık yaşandığı iş alanlarından birisi. Bu sektörün teknoloji kullanımı hakkında bilgi vermeden öncesinde biraz irdelemekte fayda var.
Uzaktan Eğitime Ne Kadar Yakınsınız ?
Her türlü popüleriteye sahip olgunun sonunda ya efsaneleşmek var yada zamanla yok olmak. Bunu bir çok alanda örneklendirebiliriz mesela dünyaca ünlü şarkıcıları aklınıza getirin hepsi dönemlerinin en popüler isimleri idi. Peki kaç tanesi efsane olarak hep zihinlerimizde kaldı. Yada kaç tanesinin zamanında tüm şarkılarını ezbere bildiğimiz halde bu gün adlarını bile hatırlamıyoruz. Geçtiğimiz ayın ortasında ilk çıktığı zamanda gişe rekorları kıran Matrix filminin ikincisi olan Matrix Reloaded filmi vizyona girdi ve beklediği gibi ilgi gördü. Film ilk çıktığı yılda inanılmaz ilgi gördü ve konuşuldu. Herkes filmden bahseder olmuştu ancak ikincisinin ve hatta üçünsünün çekimlerine başlanacağı haberi çıkana kadar yoğun bir şekilde gündem teşkil etmiyordu. Şimdi serinin ikinci filminin çıkması ile Matrix çılgınlığı alabildiğine sürüyor. O kadarki filmin ikincisi çıkmadan çok öncesinde yayınlanan “Matrix ve Felsefe” adlı kitabın farkına varan insan sayısı çok azdı ama filmin çıkması ile birlikte tüm kitaplar tükendi. Bunun yanı sıra filme paralel olarak “Matrix Avcısı”, “The Matrix And Philosophy ” gibi bir çok kitaplar yayınlandı. Sonuç olarak Matrix Reloaded ve tahminen serinin son filmi olacak Matrix Revolutions sonrasında film sinema tarihinde bir efsane olarak yerini alacak ve geçici bir popülerite olmadığını ispatlayacak. Çok iddalı oldu belki ama bu benim fikrim ve tahmin etmek içinde sinema eleştirmeni olmaya gerek yok.