Londra İzlenimlerim

Uzun zamandır ihmal ettiğim blogumun, uzun zamandır ihmal ettiğim üstelikte en sevdiğim 2 kategoriden birisi olan Gezi Notları. Beni tanıyanlar az çok bilir ne kadar gezdiğimi ve gezmeyi sevdiğimi. Bunca zamandır o kadar çok yer gezip de bu bölümde hiç paylaşmamış olmam beni korkutuyor. Sebebi ciddi birikmiş konu olması. Artık bazıları hakkında detayları unutmuş bile olabilirim. Ama bir yerden başlamak gerekirse son iki sene içerisinde üç kez ziyaret ettiğim İngiltere?yi tercih etmekte benim hakkım. Her yer ayrı güzel, ancak Londra tüm ülkenin çok güzel bir özeti gibi.

Londra

Şehrin benim kullandığım iki havaalanı var : Heathrow ve Gatwick Havaalanları. Heathrow, Gatwick göre çok daha eski bir havaalanı. Hatta THY Gatwick’e geçtiğimiz aylarda sefer düzenlemeye başladı. Bu seferlerini öne çıkartmak adına da şu anda daha ucuz bunu da bir kenara not etmenizde fayda var. Her iki havaalanından da şehir merkezine ulaşmanın en kolay yolu express seferler : Heathrow Express , Gatwick Express .

gatwick

Heathrow

Londra’nın klasikleşen otobüsleri, metroları da her zaman için bir alternatif. Ancak Olimpiyat hazırlıkları nedeniyle son zamanlarda metroların havaalanları bağlantıları hep kapalıydı. Tek tip şirin tasarımlı taksilerde bir alternatif ancak diğerlerine göre ciddi maliyetli. Eğer en az 1 hafta kadar kalacaksanız sıkça metro yanı sıra da otobüs kullanacaksınız demektir. Bu nedenle size tavsiyem Oyster Kart  temin etmeniz. Bu kart 2-3 GBP depozito ödeyerek edinebileceğiniz bir kart.

Oystercard

İlk kez Londra’yı ziyaret ediyorsanız çift katlı üstü açık kırmızı otobüslerle bir şehir turu yapmanızı tavsiye ederim. Çok fazla durağı hızlıca geçeceksiniz ama genel olarak şehir hakkında fikriniz olacak. Burda da tavsiyem iki firmadan birini seçmeniz. Bunlardan ilki The Original Tur . Bu tur firması size seyahatiniz boyunca kullanabileceğiniz müze, bot turu vb. şeylerde indirim sunuyor. 60 yıldır bu işi yapan firma bir çok noktadan tura katılabilmenizi sağlıyor. Şehir turu haritasına http://www.theoriginaltour.com/UserFiles/OriginalLondonTourMap.pdf adresinden ulaşabilirsiniz. Diğer firma ise tüm dünyada ve ülkemizde sıkça görebileceğiniz City Sightseeing firması. Firma şehir turunu 3 farklı güzergahta sunuyor. Güzergahlarla ilgili bilgi için http://www.city-sightseeing.com/tours/united-kingdom/london.htm#tourlandingposition adresini ziyaret edebilirsiniz.

London-tour

Ulaşımla ilgili akla gelecek ilk problem olan havaalanı transferi konusuna çözüm getirmiş olduk. Aynı şekilde şehir turu ve şehri yaya olarak gezerken de ulaşım sorununa çözüm alternatiflerini sıraladık. Buraya kadar tamamsa tam da bu noktada detaylara girmeden 1-2 noktaya parmak basmak istiyorum. Bunlardan birincisi,İngilizler soğuk insanlardır.Kesinlikle katılmıyorum. Çoğu Avrupa ülkesine nazaran gayet sıcak kanlı ve yardımseverler. Diğer ilginç bir gözlemim ise meşhur 5 çayları. Gerçekten hiç denk gelmedim. Hele sütlü çaya hiç. Fish & Chips çoğunlukla bulunabiliyor ve gerçekten lezzetli, tavsiye ederim.

fish-and-chips

 

Londra’yı Londra yapan mekanları tek tek saymayacağım. Zaten bu tarz bilgileri ilk arama sonuçlarında bulabiliyorsunuz. Londra deyince ilk akla gelen şeylerden birisi benim için Metro. Hatta “Mind the Gap”. Metro kullanarak şehrin her yanına ulaşabiliyor olmanın diyeti bütün gün kulaklarınızda çınlayacak olan “Mind teh Gap” uyarısı olacak. Çukura dikkat edin ama inanın bana çok nadir duraklarda çok ufak aralıklar olduğunu sizde ziyaret ettiğinizde göreceksiniz. İlk seferde iş için gitmiştim ve inanın gün ışığını nadir gördüm. Zira her noktaya Metro ile ulaşabiliyorsunuz. An geliyor köstebekleri daha iyi anlayabiliyorsunuz. Bu arada mutlaka Metro’ya girdiğiniz an itibariyle bir tane broşür edinin. Hatta gitmeden edinin http://www.tfl.gov.uk/gettingaround/14091.aspx.  Emin olun o broşüre rağmen en az 1 kere kaybolacaksınız.

Görmeniz gereken mekanları saymayacağım ama London Eye olayını deneyimlemeden gelmemeniz konusunda ısrarcıyım. Needeni için videoyu izleyin : http://www.youtube.com/watch?v=5Ydl7Kr61AA

Londra’ya gidipte dönüşte hediyelik eşya olarak getirilmesi olmazsa olmazların başında ne gelir ? Tabi ki kırmızı şirin telefon klubelerinin maketleri. Sayıları azalmış ve günümüzde işlevsel olmasa da şehre renk kattıkları bir gerçek.

Londra-telefon-klubesi

Londra gece hayatı çok eğlenceli. Şehrin bir çok yerinde dizilerde gördüğümüz “Müdavim Barları” olarak adlandırdığımız mekanlara rastlamak mümkün. Genelde işten çıkan insanlar akşam evlerine uğramadan bu mekanlara gelip dostlarıyla sohbet ediyorlar. Ama özellikle şehrin kalbi haftasonları Soho’da atıyor. Soho Londra’nın eğlence merkezlerinin toplandığı bir nokta. İçerisinde Çin Mahallesi’de bulunmakta. Bu tarz mutfakları seviyorsanız çok alternatif var. Sokağın hemen girişinde bulunan Golden Dragon benim favorilerim arasında. Barl, gece klüpleri illaki güzel mekanlar ancak Soho’nun meydanı da çok eğlenceli. Gece geç saatlere kadar sokak müzisyenleri canlı performanslar sergiliyor. Meydan’da bulunan havuzun merdivenleri hiç boş kalmıyor diyebilirim. Kısacası gece eğlenmek isterseniz hele de haftasonu doğru mekan Soho. Londra’nın en iyi Steakhouse zinciri Angus Steakhouse‘un da en büyük şubelerinden biri Soho’da yer alıyor. Et seviyorsanız mutlaka deneyin.

Soho-london

Şehrin en sevdiğim sokaklarından birisi Portobello Road. Haftaiçide bir çok dükkanın açık olduğu sokak haftasonu bir festival havasına bürünüyor özellikle de cumartesi günleri. En son gittğimde sokakta bir sürü Türk satıcıya denk geldim hatta sokağın hemen girişinde bulunan bir Türk satıcının Fenerbahçe atkısıyla beni karşılıyor olması detayını atlayamayacağım. İkinci el, antika bir sürü parça bulabileceğiniz bir cadde. Çok uygun ikinci ellerin yanı sıra çok pahalı antika parçalar var. Sokak şarkıcıları ve satıcıları caddeye ruh katan detaylar.

Kahvaltıda fasulye yiyerek ve güne Metro’da kitap okuyarak başlayan; kraliyet ailesini özelliklede Kraliçe’lerini çok seven -bence- sıcak kanlı insanların yaşadığı bu ada ülkesinin puslu şehrini ilk fırsatta görülmesi gereken yerler listesine hem de en ön sıralardan ekleyin.

London-MM

Çok seveceksiniz 🙂

 


1 Yorum
  1. Figen
    14 Ağu 2012 18:10

    Eline ve kalemine sağlık, güzel bi yazı olmuş. 🙂

Yorum Yapın