<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Okan Barlas</title>
	<atom:link href="http://www.okanbarlas.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.okanbarlas.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Jan 2010 14:15:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İstanbul’un Yanı Başındaki Kayak Merkezi : Kartepe</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/istanbulun-yani-basindaki-kayak-merkezi-kartepe</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/istanbulun-yani-basindaki-kayak-merkezi-kartepe#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 14:15:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[gezi notları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda artarak ilgi gören bir yer Kartepe. İstanbul’un hemen yanı başında Sapanca’ya bağlı bir tepe. Yıllarca Maşukiye’ye gider Alabalık yerdik ama tepelerin de böyle bir kayak merkezi olacağı aklımıza gelmezdi. Bayram tatilinin son gününü geçirmek adına arkadaşlarımızla beraber alternatif bir gezi yapmayı planladık. Sonuç olarak kışın tadına varmak için Kartepe’de karar verdik. Gerçekten de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-116" title="Kartepe" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/Kartepe.jpg" alt="Kartepe" width="250" height="143" />Son yıllarda artarak ilgi gören bir yer Kartepe. İstanbul’un hemen yanı başında Sapanca’ya bağlı bir tepe. Yıllarca Maşukiye’ye gider Alabalık yerdik ama tepelerin de böyle bir kayak merkezi olacağı aklımıza gelmezdi. Bayram tatilinin son gününü geçirmek adına arkadaşlarımızla beraber alternatif bir gezi yapmayı planladık. Sonuç olarak kışın tadına varmak için Kartepe’de karar verdik. Gerçekten de İstanbul’a bu kadar yakın bir yer olmasına rağmen kar kalınlığı 80 cm’di. Kayak ve kızak yapmak adına elverişli bir ortam söz konusu. Yalnız tesis sıkıntısı mevcut ve ne yazık ki bu aşılamayacak bir sıkıntı. Sebebi ise tüm Kartepe’nin kayak yapılabilecek alanında sadece Greenpark var. Tepeyi devletten kiralamış durumdalar. Öyle ki bir yerden sonrasında tepeye giriş dahi yapamıyorsunuz. Aslında bu hoş bir durum değil. Böylesi bir yerin kimsenin tekelinde olmaması gerek. Amaç kayak yapmak ise doğru bir mekan. Toplamda 12 pist var. Bunların bir kısmı çok kolay bir kısmı ise cidden adrenalin severlere hitap ediyor. Gün içerisinde en keyif alabileceğiniz aktivitelerden biri de acılı sucuk yiyip sıcak şarap içebileceğiniz kafe.</p>
<p><span id="more-104"> </span></p>
<p><span id="more-115"></span>Sahlep içmemeniz konusunda sizleri uyarmak isterim zira soğuk sahlep seviyorsanız diyecek bir şeyim yok. Tesise cumartesi gitmeyi ve kayak yapmayı istiyorsanız ya çok erken çıkmanız gerekiyor ya da kendi kayaklarınız ile gitmeniz. Kiralık kayakların tümü saat 11:00 gibi tükeniyor. Yol konusunda ve tırmanıştaherhangi bir zorluk çekmiyorsunuz. Yollar sürekli temizleniyor. Yürüyüş için çok güzel parkurlar mevcut. Kar motoru ile tur atabilmenizde mümkün. Biraz pahalı saati 150 YTL civarında.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-117" title="mapkartepe" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/mapkartepe.jpg" alt="mapkartepe" width="450" height="393" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/istanbulun-yani-basindaki-kayak-merkezi-kartepe/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Reklamlar…</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/simdi-reklamlar%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/simdi-reklamlar%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 13:26:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Moleskine]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[Reklamlar artık hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyorlar. Düzeltiyorum reklamlar hedef kitlelerine her mecrayı kullanarak ulaşıyorlar. Reklamdan kaçmak veya görmezlikten gelmek nerdeyse imkansız. Bu güne kara reklamcılar basılı yayınları, açık hava mecralarını, televizyonu, radyoyu ve daha bir çoğunu denediler. Günümüzün reklamcılık trendi ise dijital platformları kullanmak. Medya iletişim aracı olarak elektronik platformların kullanılması. İlk akla gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-65" title="reklam" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/reklam.jpg" alt="reklam" width="250" height="254" />Reklamlar artık hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyorlar. Düzeltiyorum reklamlar hedef kitlelerine her mecrayı kullanarak ulaşıyorlar. Reklamdan kaçmak veya görmezlikten gelmek nerdeyse imkansız. Bu güne kara reklamcılar basılı yayınları, açık hava mecralarını, televizyonu, radyoyu ve daha bir çoğunu denediler. Günümüzün reklamcılık trendi ise dijital platformları kullanmak. Medya iletişim aracı olarak elektronik platformların kullanılması. İlk akla gelen dijital platformlar : Web siteleri, E-posta, Mobil cihazlar özelliklede cep telefonlarımız, arama motorları , Internet…<br />
Son zamanlarda dijital platformların tercih edilmesinin öncelikli sebebi insanları aktif ortamlarında hedeflemeleridir. Diğer bir neden olarak erişim kolaylığı öne sürülebilir. Reklam verenler tarafından çok tercih edilmesinin sebebi ise takip edilebilirliğinin yüksek olması. Özellikle bir Web mecrasına bu gün reklam verdiğimizde ziyaretçilerin ve bizim için potansiyel müşterilerimizin her adımını kolayca izleyebilmekteyiz. Diğer mecralara göre düşünüldüğünde her zaman fiyat açısında daha uygun. Dilerseniz avantajlarını sıraladığımız <em>“Internet Reklamcılığını”</em> derinlemesine inceleyelim.</p>
<p><span id="more-64"></span></p>
<p><span id="more-24"> </span></p>
<p><strong> Internet Reklamcılığı</strong></p>
<p>Konu Internet olunca reklamcılık açısında da farklılaşmalar söz konusu. Her ne kadar reklam verenlerin amaçları insanları kısa yoldan alışverişe, ürünlerine yönlendirmek olsada genelde Internet mecrasını tercih eden firmalarda bunu gözlemlemek mümkün değil. Genellikle Internet mecrasını firmalar bilinirliklerini, kendi Web sitelerinin trafiklerini ve markalarının tanıtımlarını arttırmak adına kullanıyorlar. Internet ile ilk tanıştığımız günlerde henüz böyle bir reklamcılık mecrası yoktu. Ve olmasıda soru işareti idi. Yaygın olmayan bir mecraya reklam verenler yanaşmazlar. Çok kısa zamanda yaygınlaşan Internet, reklamcılık camiasında yerini almaya başladı. Internet reklamcılığı bizi uzak olduğumuz bir kavramla yüz yüze getirdi : İnteraktif reklamcılık. Yani tüketicinin ilgi odağına göre reklamlar sunmak, ötesinde reklam verenle etkileşime girmesini sağlamak.</p>
<p>Internet reklamcılığı özünde etki-tepki ölçümlemesini sağlar. Bunun yanı sıra tüketicinin bilgilenme istediğini arttırır ve araştırmacı kılar. Üretici ile tüketicinin iletişime geçmesini sağlar. Bu nedenle de yapılan kampanyalar sonunda hedef kitlenin verisi rahatlıkla toplanabilmektedir. Ölçülebilirlik maksimum seviyededir. Gerçek zamanlı olarak raporlama alınabilecek tek mecra Internet’tir. Reklamların kaç kişi tarafından görüntülendiği, kaç kişinin reklamlarla ilgilendiğini ve hatta reklama ilgi gösteren kitlenin demografik yapısı nedir gibi tüm soruların cevabını bulmak mümkündür.</p>
<p>Internet reklamcılığının henüz emeklediği günlerden günümüze kadar gelen klasik reklam tarzları başında bannerlar gelmektedir. Hemen her sitede çeşitli standart boylarda görmeniz mümkündür. Pop-up ve text-link’de klasikler arasında yer almaktadır. Ancak günümüzde bu reklam türleri etkisini kaybetmekte. Web sitelerine yada sitelerin belli bir bölümüne sponsorluk çalışmaları yapmak burada içeriğe destek vermek ve benzeri çalışmalardan daha etkili geri dönüşler alınmaktadır.</p>
<p>Internet Reklamcılığında son alternatiflerden biride arama motorlarına verilen reklamlardır. Bu mecranın başını Google çekmektedir. E-Posta reklamcılığı da doğrudan hedef kitleye ulaşmanın etkin bir yoludur. Gönderilen e-posta içeriğine banner koyarak reklam yapılabileceği gibi, diğer bir yöntemde belirlenmiş profile ürün ve hizmetlerle ilgili e-posta yollamaktır. Bu yeni reklam yöntemlerinin hepsini bu yazıma sığdırmak ne yazık ki mümkün değil. Umarım ilerleyen yazılarda hepsini tek tek incelemek fırsatını yakalarız.</p>
<p>Diğer yeni mecraları sıralamak gerekirse :</p>
<p>-	Viral<br />
-	Masa üstü uygulamalar<br />
-	MSN ve benzeri anında haberleşme uygulamaları<br />
-	Kömünite siteleri<br />
-	Adver –gaming yöntemi (Örneğin http://www.jiletgibi.com/ )<br />
-	Dosya paylaşım platformları<br />
-	Streming Video</p>
<p>Internet reklamcılığını getirilerini kısaca özetleyecek olursak öncelikli bize katkısı hedef kitlemizi tanımamızı sağlamasıdır. Onların istekleri doğrultusunda ürün ve hizmetlerimizi yönlendirmemizi sağlar. Reklam veren yarattığı etkiye aldığı tepkiyi çok net görebiliyor ve ölçümleyebiliyor. Tüm bu faaliyetlerininde ne kadar mal olacağı konusunu net bir şekilde hesaplayabiliyor. Teknolojinin hayatımızı etkilediği başka bir alanda başka bir yazıda buluşmak üzere…</p>
<blockquote><p><em>Bu makalem PC Magazine Türkiye dergisindeki köşem TeknoVizyon’da yayınlanmıştır.</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/simdi-reklamlar%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Trend : Moğol Barbeküsü</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/yeni-trend-mogol-barbekusu</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/yeni-trend-mogol-barbekusu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 14:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Moleskine]]></category>
		<category><![CDATA[gezi notları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda değişik lezzetler arayanlara bir tavsiye : Go-Mongo. Lezzet duraklarında yeni trend Moğol Barbeküsü yapan mekanlar. Yakın zamanda Türk toplumu ile tanışmaya başlayan bu mutfağın öncülerinden Go-Mongo. Başlangıç olarak yiyebileceğiniz bir çok şey diğer lokantalarında menüsünde bulunan yiyecekler; biri hariç. İçinde karides parçaları olan muska şeklinde dışı galeta unuyla kaplı kızartılmış bir başlangıç yemeği. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-113" title="go_mongo" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/go_mongo.jpg" alt="go_mongo" width="250" height="208" />Son zamanlarda değişik lezzetler arayanlara bir tavsiye : <a href="http://www.gomongo.com.tr/" target="_blank">Go-Mongo</a>. Lezzet duraklarında yeni trend Moğol Barbeküsü yapan mekanlar. Yakın zamanda Türk toplumu ile tanışmaya başlayan bu mutfağın öncülerinden Go-Mongo. Başlangıç olarak yiyebileceğiniz bir çok şey diğer lokantalarında menüsünde bulunan yiyecekler; biri hariç. İçinde karides parçaları olan muska şeklinde dışı galeta unuyla kaplı kızartılmış bir başlangıç yemeği. İlginç olan kısmı sunulurken erik reçeli ile beraber sunuluyor. Ben denemedim ama masada deneyen arkadaşlar ilginç bir şekilde uyumlu olduğunu söylediler. Yemek olarak alternatifler sunulsada genelde insanlar açık büfeyi tercih ediyorlar. Açık büfeyi seçerkende iki opsiyon sunulmakta. tek ziyaret ve limitsiz. Açıkcası tek ziyaret yetmekte. Açık büfenin başına geçince sizi bir süpriz bekliyor.</p>
<p><span id="more-100"> </span></p>
<p>Yiyeceklerin hepsi çiğ. Size verilen kaseye sırasıyla ister et ister hem et hem deniz mahsülü ürünlerden koyuyorsunuz. büfenin sonunda ise sizi bir danışman karşılıyor ve seçtiğiniz ürünlerle gidebilecek sosları size tavsiye ediyor. Son olarak tüm bunlar biraz erişte ile karıştırılıp sonrasında büyük bir sacta pişiriliyor ve sunuluyor. Açıkcası et ağırlıklı bir seçin ve sonunda kremalı bir sos ile güzel şeyler ortaya çıkabiliyor. Tabi tercih size kalmış. Tatlı olarak ise lokantanın spesiyallerinden olan “Kırmızı Kahraman” adlı tatlıyı tavsiye ediyorum. Etrafı pişmaniye ve vanilyalı dondurma ile kaplı kırmızı şarapta bekletilmiş armut sunum ve lezzet olarak çok hoş. Yolunuz düşerse ve farklı bir mutfak denemek isterseniz tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/yeni-trend-mogol-barbekusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Film Seti : Cumalıkızık</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/dogal-film-seti-cumalikizik</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/dogal-film-seti-cumalikizik#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 08:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[gezi notları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[Cumalıkızık yakın geçmişte sinema sektörü tarafından keşfedilmişti. Birçok dizinin çekildiği köy gerçektende doğal bir film setini andırıyor. İstanbul’dan yaklaşık 2 saatte rahatlıkla ulaşabileceiğiniz bir yer. Bu nedenle de günübirlik bir gezi için ideal. Köyün hemen girişinde yerli yabancı turistleri karşılayan sıcak anadolu insanlarının kurduğu pazarla karşılaşıyorsunuz. Sizlere hemen kucak açan insanlar nerde ne var nereyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-128" title="anadolukadini" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/anadolukadini.jpg" alt="anadolukadini" width="250" height="357" />Cumalıkızık yakın geçmişte sinema sektörü tarafından keşfedilmişti. Birçok dizinin çekildiği köy gerçektende doğal bir film setini andırıyor. İstanbul’dan yaklaşık 2 saatte rahatlıkla ulaşabileceiğiniz bir yer. Bu nedenle de günübirlik bir gezi için ideal. Köyün hemen girişinde yerli yabancı turistleri karşılayan sıcak anadolu insanlarının kurduğu pazarla karşılaşıyorsunuz. Sizlere hemen kucak açan insanlar nerde ne var nereyi gezmelisiniz tavsiyelerde bulunuyorlar. Girişteki bu minik pazarda bulabileceğiniz en ilginç ve yöresel tat cevizli erişte. Ve yine cevizli ekmek. Ayrıca köy kadınlarıın sarıp paketlerle sizlere sunduğu dolmalardan da tatmanızı öneririm.<span id="more-127"></span></p>
<p><span id="more-123"> </span></p>
<p>Köyün en ilginç yerlerinden birisi Cin Aralığı denilen sokak. Sadece bir yetişkinin geçebileceği genişlikte olan sokak herhalde türünün tek örneği. Bunun yanı sıra her sokak ve her gördüğünüz yapı tarihi dokusuyla görsel bir şov gibi seyrettiriyor kendini.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-129" title="bizler" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/bizler.jpg" alt="bizler" width="450" height="291" /></p>
<blockquote><p><strong>Cumalıkızık</strong><br />
Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran Cumalıkızık, son yıllarda ülkemiz yanında tüm dünyada da tanınmaya başlamıştır. O kültür varlıkları yanında doğal varlıklarca da zengindir.</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Tarihçe :</strong> Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180’i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır.</p>
<p>Cumalıkızık yerleşiminin güneydoğusunda Uludağ eteklerindekiIhlamurcu mevkiinde Bizans devrine ait bir kilise kalıntısı 1969 yılında tespit edilmiştir, Kilise kalıntısının yüzeyde rastlanan bazı mimari parçaları Bursa Arkeoloji Müzesi’nde saklanmaktadır.Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı Beyliği kuruluşundan kısa zaman sonra bölgeye hakim olmayı başarmış, 1326 yılında Bursa’yı, 1331yılında İznik’i fethederek yörede varlığını kesin olarak kabul ettirmiştir. Böylece Osmanlı halkının bu topraklara yerleşerek kentler ve köyler oluşturması sağlanmıştır. Cumalıkızık vakıf köyü olarak kurulmuştur ve bu özelliğini yerleşim dokusu konut mimarisi, yaşam biçimine yansıtmıştır.Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ’’<strong>kızık</strong>’’ adı verilmiştir. Köylerin birbirlerinden ayrılması için de dereye yakın olanına Derekızık, Fidye verene Fidyekızık ve Kızık köylerinden topluca gidilerek cuma namazı kılınan köye de Cumalıkızık adları verilmiştir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/dogal-film-seti-cumalikizik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Işıkla Boyama</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/isikla-boyama</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/isikla-boyama#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 08:40:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf kelimesi, Yunanca photo ışık ve Latince graph “iz bırakmak” sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. (bknz : vikipedia)
Işıkla iz bırakmak yada boyamak aynı zamanda bir çekim tekniğidir. Farklı yöntemlerle uyguanabilir. Bu çekim tekniği, fotoğrafa farklı bir büyü katmakta. İlk uygulamalarınız sonrasında ortaya çıkan sonuçlarda fotoğraf konusunda araştırmaya yönelticektir sizleri. Fotoğrafın sadece bir bas-çekten ibaret olmadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-256" title="boyama" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/12/boyama.jpg" alt="boyama" width="250" height="241" />Fotoğraf</strong> kelimesi, <a title="Yunanca" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanca" target="_blank">Yunanca</a> <em>photo</em> ışık ve <a href="http:///" target="_blank">Latince</a> <em>graph</em> “iz bırakmak” sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. (bknz : <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Foto%C4%9Fraf" target="_blank">vikipedia</a>)</p>
<p>Işıkla iz bırakmak yada boyamak aynı zamanda bir çekim tekniğidir. Farklı yöntemlerle uyguanabilir. Bu çekim tekniği, fotoğrafa farklı bir büyü katmakta. <span id="more-125"></span>İlk uygulamalarınız sonrasında ortaya çıkan sonuçlarda fotoğraf konusunda araştırmaya yönelticektir sizleri. Fotoğrafın sadece bir bas-çekten ibaret olmadığını ve öğrenilmesi gereken çok şey olduğunu hatırlatmak isterim. İşte ışıka boyama tekniğini anlatan eğitici bir video.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="344" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/t2FYJNlSEss&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded&amp;fs=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/v/t2FYJNlSEss&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded&amp;fs=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/isikla-boyama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Makinası Yağmurluğu</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/fotograf-makinasi-yagmurlugu</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/fotograf-makinasi-yagmurlugu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 07:07:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf tutkunları eğer hayatlarını bu işi yaparak kazanmıyorlarsa izin günlerinin gelmesi için sabırsızlanırlar. Tatil günü gelip çatmıştır ancak hava kapalı hatta yağışlıdır. Yüksek ücretlere alınan D-SLR makinalar ve objektifler ıslanmamalılar. Peki ne yapmak gerekiyor ? Fotoğraf çekmemek ?
Kışın doğaya ve çevrinize kattığı bu güzelliği karelemekten mahrum kalmamak adına çeşitli yöntemler var elbette. Soğuktan makinayı korumak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-120" title="yagmurluk" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/yagmurluk.jpg" alt="yagmurluk" width="250" height="250" />Fotoğraf tutkunları eğer hayatlarını bu işi yaparak kazanmıyorlarsa izin günlerinin gelmesi için sabırsızlanırlar. Tatil günü gelip çatmıştır ancak hava kapalı hatta yağışlıdır. Yüksek ücretlere alınan D-SLR makinalar ve objektifler ıslanmamalılar. Peki ne yapmak gerekiyor ? Fotoğraf çekmemek ?</p>
<p>Kışın doğaya ve çevrinize kattığı bu güzelliği karelemekten mahrum kalmamak adına çeşitli yöntemler var elbette. Soğuktan makinayı korumak için yapılacaklar belli. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta çok soğuk bir ortamda çekim yaptıktan sonrasında sıcak ortama direk giriş yapılmaması. Bu makina ve objektif içerisinde terlemeye neden olabilir. Bundan korunmak adına eğer varsa (yoksa mutlaka edinin) öncelikle makinanızı çantasına yerleştirin. Sonra mekana girin. Mekanın en ılık yerinde belirli bir süre makinanızı çantanızdan çıkartmadan bekleyin.</p>
<p>Yağmurda ne yapmak lazım ? İlkel bir yöntem olmakla beraber hafif çiseleyen yağmurlu bir havada en çok işe yarayan materyal poşettir. Evet bildiğiniz herhangi bir poşeti makinanıza sarın. Sadece objektifinizin geçebilecegi bir delik açın. Lastik yardımıyla poşeti makinanıza sabitleyin. Ancak çok şiddetli yağışlarda helede rüzgar varsa genelde yırtılan bir poşet size çok pahalıya patlayabilir. Bu sebeple bende çözüm konusunda kısa bir araştırma yaptıktan sonra <a href="http://www.bhphotovideo.com/c/shop/3313/Waterproof_Cases_Gear_Rain_Capes_Covers_Slickers_.html" target="_blank">fotoğraf makinası yağmurluklarını</a> buldum. Çok iyi bir çözüm gerçektende. Yurtiçinde de bulmak mümkün. Yağışlı havalarda da bu tutkunuzdan mahrum kalmak istemiyor ve çok sevdiğiniz makinanızı korumak istiyorsanız bir tane fotoğraf makinası yağmurluğu edinin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/fotograf-makinasi-yagmurlugu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/sirin-bir-balikci-koyu-kiyikoy</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/sirin-bir-balikci-koyu-kiyikoy#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 15:05:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[gezi notları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf ve fotoğrafçılık en büyük hobim. Ayrıca gezmeyi ve yeni yerleri görmeyide çok severim. Fotoğraf çekmek için fırsat buldukça seyahat ediyor ve yeni yerler keşfediyorum. Baktım ki bu yerlerin sayısı her geçen gün artıyor bende sizlere bu gezilerde edindiğim izlenimlerimi bu bölümden aktarmak istedim.
İlk yazımızdaki durağımız şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy. Öncelikle geziye katılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-69" title="kiyikoyliman" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/kiyikoyliman.JPG" alt="kiyikoyliman" width="250" height="167" />Fotoğraf ve fotoğrafçılık en büyük hobim. Ayrıca gezmeyi ve yeni yerleri görmeyide çok severim. Fotoğraf çekmek için fırsat buldukça seyahat ediyor ve yeni yerler keşfediyorum. Baktım ki bu yerlerin sayısı her geçen gün artıyor bende sizlere bu gezilerde edindiğim izlenimlerimi bu bölümden aktarmak istedim.</p>
<p>İlk yazımızdaki durağımız şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy. Öncelikle geziye katılan ekip hakkında bilgi vermek istiyorum.</p>
<p><span id="more-67"></span><img class="aligncenter size-full wp-image-70" title="Zeynep" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/Zeynep.jpg" alt="Zeynep" width="400" height="267" /></p>
<p><strong>Zeynep Göktuna</strong> : Kendisi kız arkadaşım. Psikolog. Bundan sonra sizlerle paylaşacağım tüm gezilerdeki daimi yol arkadaşım. Hayatımın başrol oyuncusu, esas kadın.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-71" title="Faik" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/Faik.jpg" alt="Faik" width="250" height="375" /></p>
<p><strong>Faik Kayhan</strong> : Bilge Adam Bilgi Teknolojileri Akademisi Pazarlama Müdür Yardımcısı. Ayrıca Tracking ve benzeri konularda da çok deneyimli. En büyük hobisi fotoğraf. Kabul etmek gerekirse bende de daha iyi bu konuda.</p>
<p><span id="more-33"> </span></p>
<p>Ekip olarak İstanbul’dan yola çıktık. Haftasonumuzu geçirmeyi planladığımız Kıyıköy gezimiz öncesinde fotoğraf ekipmanlarımızı ve çantalarımızı hazırladık. Sabah yol öncesinde seyahate başlamadan <a href="http://www.asliborek.com/" target="_blank">Aslı Börek</a>‘te güzel bir kahvaltı yaptık ve kahvelerimizi içtik. Hedefimiz Kıyıköy ve artık yoldayız. Anadolu yakasından çıktığımız yolda ilk durağımız Kemerburgaz oldu. Ordan sonrasında sahil şeridini takip ederek manzaralı bir güzergah belirledik. Ancak Sahile paralel giden yol Terkos civarlarında kesiliyor. Hazır gelmişken Terkos ve çevresinde de bir tur atmış olduk.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-72" title="terkos" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/terkos.jpg" alt="terkos" width="223" height="363" /></p>
<p>Toplam yol İstanbul Anadolu yakasından yaklaşık 230 km. civarında. Gezerek dahi olsa yaklaşık 4 saat sonra Kıyıköy’e varmak mümkün. Aslında TEM’den giderseniz daha hızlı varabiliyorsunuz. Ancak benim önerim eski Edirne yolunu kullanmanız. Yolun iki tarafındaki ormanlar ile yeşile doyarak keyifli bir yolculuk yapıyorsunuz.</p>
<p><!--adsense#post--></p>
<p><strong> Kastro</strong></p>
<p>Kıyıköy’e varmanıza yaklaşık 10 km. kala Kastro sapağını göreceksiniz. Sizde bizim gibi meraklı iseniz uğramanızı tavsiye ederim. Tabelasında her ne kadar 7 km. yazsada çok bozuk ve dar bir yolu yaklaşık 20 dakikada alabiliyorsunuz. Sonunda karşılaştığınız manzara ise bu yorgunluğunuza fazlasıyla değmekte. Bir dere ile denizi ayıran koyun iki yanında farklı tadlara ulaşabiliyorsunuz. Konaklama olarak tek şansınız çadır kurmak. Eğer Temmuz veya Ağustos ayında gidecekseniz yerinizi mutlaka ayırtmanızı tavsiye ederim. Tesis olarak bir iki ufak büfe ve çay bahçesinde dışında bir şey yok. Tamamen bakir doğa.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-73" title="kastro1" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/kastro1.JPG" alt="kastro1" width="400" height="266" /></p>
<p>dere kıyısında kiralayabileceğiniz sandal ve deniz bisikletleri bulunmakta. Dilerseniz sevgilinizin fotoğrafınıda çekebilirsiniz…</p>
<p><strong>Ve İşte Kıyıköy…</strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-74" title="kiyikoy" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/kiyikoy.JPG" alt="kiyikoy" width="420" height="280" /><br />
</strong></p>
<p>Tepeden sahile doğru inmeye başladığında gördüğünüz manzara günün tüm yorgunluğunu alıp götürüyor. Geçimini balıkçılıkla kazanan köy gerçek bir Trakya köyü. Uzun yıllardır tarihi yapısı ve doğal güzelliği hiç bozulmamış. İlk hayranlıkla tepeden köyü seyretme sefası bittikten sonra sıra konaklama yeri bulmakta. Yapılabilecek en büyük hata Kıyıköy’e Ağustos ayında yer ayırtmadan gitmekmiş. Bunuda öğrenmiş olduk; siz aynı hataya asla düşmeyin. Yaklaşık 2 saat boyunca köydeki tüm otel ve pansiyonları gezen ekibimiz yorgunluk ve umutsuzlukla Kartal Tepe mevkiindeki bir çay bahçesine oturdu. Artık yer bulamayız diye düşünüp bir yandan manzara seyrederek yemek yedik.</p>
<p><!--adsense#post--></p>
<p>Kıyıköy’ün sahilide aynı Kastro’daki gibi ilginç bir koy. Köy boyunca her iki yanından akan Pabuç ve Kazan derelerini kesen koyun bir yanı deniz öteki yanı dere. Ümitsizce en azından gelmişken Kartal Tepe’den görmüş olduğumuz derelere gidelim istedik. Dere kıyısı boyunca deniz bisikleti,kano ve sandal kiralanabiliyor. Sandal turu için konuştuğumuzda öğreniyoruzki yoğunluk nedeniyle yer bulamayan turistlere köylüler kendi evlerini kiralıyorlar. Sandalcıyıda yanımıza alıp eniştesinin kiralık evine gittik.</p>
<p>Kıyıköy’de ortalama 50-80 YTL arasında 3 oda bir salon tek katlı şirin bir köy evi tutmak mümkün. 5 saate varan arama sonucunda artık bizimde kalacak bir yerimiz var.</p>
<p>Saatlerimiz akşam üstünü göstermiş ve biz çok yorulmuş olsakda evimize yerleşir yerleşmez bu şirin balıkçı köyünü turlamak için harekete geçtik. Öncelikle köy meydanına gittik. Burda modern yapıların yanı sıra ara sokaklarda eski ahşap yapılarada rastlamak mümkün. Limana indiğimizde muhteşem manzaralarla karşılaştık. Yorgun olduğumuz için çekemediğimiz ancak ertesi güne çekmeyi planladığımız fotoğraf kareleri için yer beğendik. Hava kararmaya ve iyice yorulduğumuzu hissetmeye başladığımızda akşam için alış veriş yapmaya başladık. Köyün tepesinde deniz manzaralı köy evimizin terasında yapacağımız mangal partisini iple çekiyorduk. Birkaç tane kasap bulunmasına rağmen tavsiye üzerine Kurt kasabı bulduk. Sebebi ise özellikle kendi yaptıkları kasap sucukları. Aklınızda bulunmasında fayda var.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-69" title="kiyikoyliman" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/kiyikoyliman.JPG" alt="kiyikoyliman" width="250" height="167" /></p>
<p>Hazırlıklarımızı yapmış mangal keyfimizi yapmaya henüz başlamıştık ki Trakya’da olduğumuzun bir kez daha farkına vardık. Akşam kararıp köylüler evine çekilmişti ama yaşam henüz onlar için bitmemişti. Sıcak Trakya halkının ne kadar eğlenceli insanlar olduğundan sanırım bahsetmeme gerek yok. Köy evlerinin teraslarında toplanan dostlar, aileler… Gecenin sessizliği çalınan darbuka ve klarnetin sesine yenilmiş ve evlerden çoşkulu eğlence sesleri gelmeye başlamıştı.</p>
<p>İnsanların sanki bir masal kahramanı gibi yaşadıkları bir köy Kıyıköy. Sabah karşı naralar atarak evine dönen adamları sürükleyerek kapıdan sokan kadınları görünce; kendimi cennet mahallesi dizinin setinde sandım.</p>
<p>Uzun süren gece muhabbeti sonrasında günü boşa değerlendirmemek adına yataktan sürünerek kalktık. Ama inanın gün boyunca yaşayacaklarımızı düşününce o yorgunluktan eser kalmıyor. Kartaltepe mevkiinde tüm manzara ayaklarınızın altında çok güzel bir kahvaltı yapabiliyorsunuz. En güzeli ise karşı tepeye kurulu mandırada iki hırçın atın dört nala koşusunu izlemek.</p>
<p><strong>Sırada Sandal Keyfi Var</strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-75" title="sandal" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/sandal.jpg" alt="sandal" width="420" height="280" /><br />
</strong></p>
<p>Pabuç deresi ilk bakıçta çok uzun gözükmesede kürek çekmeye başladığınızda gerçeği anlıyorsunuz. Yaklaşık 1,5 saat boyunca kürek çekmenin vermiş olduğu yorgunluğu atmak için tavsiyem güzel bir yemek ve sonrasında hamak keyfi. Gezinin en ilginç yerlerinden biri ise kayalar oyularak inşa edilmiş Mağara Manastır’dı.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-76" title="magara1" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/magara1.jpg" alt="magara1" width="420" height="280" /></p>
<p>Mağara Manastır Bizanslardan kalma. Yaklaşık 10 0dacıktan oluşuyor. Manastırın en dibinde sağ tarafta aşağıya doğru bir iniş ve orda su yatağı olduğu söyleniyor. Ancak ne yazık ki köylüler bu girişi kapatmışlar. Yine tam orta yerinde basamaklardan oluşan bir toplantı yeri var. Söylenene göre dini törenlerin yapıldığı alan.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-77" title="magara2" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/magara2.jpg" alt="magara2" width="210" height="315" /></p>
<p>Güzel bir haftasonu geçirmek isteyenlere tavsiye ederim. Deniz ve bozulmamış doğasıyla Kıyıköy sakin bir tatil hedefleyenler için birebir. Fotoğraf konusunda da merakınız varsa gerçekten görülesi bir yer. Umarım verdiğim bilgiler faydalı olmuştur; bir başka durakta görüşmek üzere…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/sirin-bir-balikci-koyu-kiyikoy/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kozyatağı’nın Toprak Yolları Artık Plaza Ama Aşk Hala Aynı Üstadım</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/kozyatagi%e2%80%99nin-toprak-yollari-artik-plaza-ama-ask-hala-ayni-ustadim</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/kozyatagi%e2%80%99nin-toprak-yollari-artik-plaza-ama-ask-hala-ayni-ustadim#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:08:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Moleskine]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zaman oldu sanırım böylesi yazılar yazmayalı. Böylesi duygu yüklü ve kendime dair. Dün bir çok insan için sıradan bir 17 Kasım günü benim ve kız arkadaşım için çok özel bir gündü. Birlikte paylaşılan belli zaman süreleri geçince neden bunu kutlar insan ? Bu bir kutlama mıdır yoksa zamanın akıp geçmesinden dolayı bir hüzün müdür [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-93" title="cetinaltan" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/cetinaltan.jpg" alt="cetinaltan" width="250" height="250" />Uzun zaman oldu sanırım böylesi yazılar yazmayalı. Böylesi duygu yüklü ve kendime dair. Dün bir çok insan için sıradan bir 17 Kasım günü benim ve kız arkadaşım için çok özel bir gündü. Birlikte paylaşılan belli zaman süreleri geçince neden bunu kutlar insan ? Bu bir kutlama mıdır yoksa zamanın akıp geçmesinden dolayı bir hüzün müdür ? Sanırım gelecek için anı biriktirmiş olmanın verdiği bir sevinç (!?) Ama her ne olursa olsun çok güzel geçen bir altı ay oldu. Daha nicelerine.</p>
<p>Beni tanıyanlar az çok bu sektöre giriş hikayemi bilirler. Ne kadar tutkuyla ve severek bu işi yaptığımı; bu işi yapmak adına vazgeçtiklerimi. İnsanoğlunun hayatında dönüm noktaları vardır. Benim hayatımdaki dönüm noktalarında biride kariyerim ile ilgili. Belkide kimyevi hammadde ithalatçısı olacakken okuduğum bir yazı kendime getirmiş ve herşeyi geri çevirip sıfırdan bu yola baş koydum. Zaten aklımda olanları yapmam için bana gereken cesareti veren yazıyı hayranlıkla takip ettiğim <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87etin_Altan" target="_blank">Çetin Altan</a> köşesinde yazmış bundan yanılmıyorsam 22 sene öncesinde. Yaklaşık 10 sene önce tekrar yayınlanması sonrasındahayatımı değiştirmemde bana cesaret vermiştir.</p>
<p><span id="more-92"></span></p>
<p><span id="more-71"> </span></p>
<p>Yazının başlığı “Çalışmak ve Sevişmek”. Başlığından ne kadar iddalı bir yazı olduğu anlaşılıyor zaten. Hayata dair ve mutluluk üzerine yazılmış bir yazı. Herhalde bir gün bu yazıyı okuyup birilerinin hayatını değiştireceğini tahmin etmeden yazmıştır. Ama 5 sene önce tanıştığımızda bunu kendisine söylemiştim. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen beni unutmamış olması çok mutlu etti. Unutmadığını nerden biliyorum. O’nun sayesinde. Bir insan diğerini nasıl mutlu edebilir ? Ne para nede pul bazen ufacık bir gazete parçasının önüne geçemez. İşte ben ne kadar şanslı bir erkeğimki böyle özel bir günde bana verilebilecek en güzel hediyeyi aldım. Hediyem düşünceli sevgilim. Ve onun bana, benim için o yazıyı bulup Çetin Altan’a imzalatması.</p>
<p>Hep o yazı diye bahsettiğim yazıyı sizler de merak etmişsinizdir. İşte bir hayatta mutlu olmanın sırrına dair yazılmış Üstadın o güzel yazısı…</p>
<p>Unutmadan, o 22 sene önceki toprak yollu Kozyatağı’nda plazalar var artık üstadım, ama aşk hala aynı.</p>
<blockquote><p><strong>Çalışmak ve Sevişmek</strong></p>
<p>Pek yakında onbeşine basacak olan            büyük oğlum geçen sabah:<br />
- Baba hayatta en önemli şey kadın galiba diyordu.<br />
- Galiba ne demek, elbette kadındır, dedim.</p>
<p>Kadınsızlığın ne olduğunu, üşüyen bir kedi gibi bir kadın sıcaklığı<br />
özlemiyle büyük şehirlerde tek başına yaşayan erkekler bilir. Ne<br />
Haliç’in gurubu, ne Marmara’nın sisleri, ne Kozyatağı’nın toprak<br />
yolları, ne lokantadaki şarap, ne radyodaki müzik bir kadınla<br />
paylaşılmıyorsa bir hatıra güzelliğiyle hafızada yerleşmez.</p>
<p>Bir koltuğa oturunca etekliğinin altından diz kapaklarının,<br />
yuvarlaklığını göstererek uzanan bacaklar… Her gülüşte ışıklanan<br />
dişler… Dalgalanan saç, işveyle kalkan omuzu, ceylan<br />
esnekliğindeki bel, ilkiyle milyonuncusu arasında aynı lezzeti<br />
taşıyan, yarım kapaklı gözlerle dudaktan öpüşmesi. Cam üstünde kayan<br />
şurup damlası gibi dudaktan boyuna kayan erkek dudakları…</p>
<p>Kadın da hayatın en önemli şeyi değilse, önemlilik sözcüğü anlamsız<br />
kalır hayatta.</p>
<p>* * *</p>
<p>Ne çare ki kadın da, erkek de bu kadar tatlı, bu kadar vazgeçilmez<br />
bir hikâyeyi karşılıklı rezil etmişler ve karşılıklı birbirlerini<br />
mutsuzluğa mahkûm etmişlerdir.</p>
<p>Kaç kadın vardır ki bütün alımlılığı, zekası, yüreği ve insanlığıyla<br />
kadındır? Ve kaç erkek vardır ki aşkı mülkiyetin ötesinde bulacak<br />
kadar budalalık tavanlarının üzerine çıkabilmiştir?</p>
<p>Sevmediğin erkek ve sevmediğin kadınla, karın doyurmak için<br />
sevmediğin yemeği yemek gibi sevişmek, hızlı çıkılmış bir merdiven<br />
solumasından başka bir şey değildir. Ve merdiven bitince, insan o<br />
kadar yabancılaşır ki birbirine, içine adeta bir sıkıntı ve bunalma<br />
çöker.</p>
<p>Ama aşk, gerçek aşk, gerçek aşkın sevişmesi… Pek az insana nasip<br />
olacak kadar, bütün insanlığın ömürler boyu aranıp taranıp da kolay<br />
kolay bir türlü bulamadığı tek ve mutlak mutluluktur dünyada.</p>
<p>* * *</p>
<p>Bu kadar arandıkları halde neden bulamazlar bu mutluluğu insanlar?<br />
Evlenme yükünün hantal ağırlıkları, mutlulukları kıskananların<br />
mutluluklara engel olmak için yaptıkları baskılar; kadınların aşkın<br />
tadını çıkaracaklarına, aşıklarının canını çıkarmaya kalkacak kadar<br />
karşı cinse ezik ve hınçlı olmaları; erkeklerin kadınları eşitlik<br />
dışı görecek kadar basit ve ilkel kalmış bulunmaları… Binbir türlü<br />
saçma sapan pislik asidi ki, içinde mutluluk şekillenmeden erir<br />
kaybolur. Bu arada toplumu ödemeden, gerçek bir özgürlüğün zaferini<br />
iktisaden sağlamadan, aşkı geçinme vasıta etmeye kalkan bedavacılar<br />
da büsbütün sulandırırlar, berbat ederler bu harikulade muhteşem<br />
beraberliği…</p>
<p>* * *</p>
<p>Bütün sistemler, doktrinler, ciltler, tezler, eserler, bu<br />
beraberliği bütün insanlara en sağlam şekilde vermek içindir<br />
aslında…</p>
<p>Kimi:</p>
<p>- Zengin olursan her sevdiğini kolayca yanında bulursun, zengin<br />
olmaya bak, der.</p>
<p>Kimi:</p>
<p>- Mutluluğu sadece zengin olanlara değil, bütün insanlara mal etmek<br />
için bunu zenginlerin hegemonyasından kurtarmak gerekmektedir, der.</p>
<p>Kimi:</p>
<p>- Zengini, fakiri, başkasını ve başkalarını, söyleneni, söyleneceği<br />
düşünmeden, kimi seviyorsan oluver onunla, oyalanmaya vakit yoktur<br />
hayatta, der.</p>
<p>Ve kimi zengin olmaya kalkar, kimi bütün insanlığı mutluluğa<br />
eriştirmek için savaşır, kimi de boş verir herşeye ne olursa olsun,<br />
sevişir sevdiğiyle…</p>
<p>* * *</p>
<p>Daha doğrusu sonuncular buna kararlıdırlar da bir türlü kararlarını<br />
tatbik edecek ortamı ve fırsatı bulamazlar. Zenginlerin ise çokçası,<br />
tam aradığını bulmadan, bir doyup takınıvermişlik vardır içlerinde.<br />
Sahte nezaket ve</p>
<p>suni heyecanlarla, bunu yutmuş görünen kadınların bir garip oyunudur<br />
onlarınki…</p>
<p>O çevreden de pek az çıkar gerçek aşk.</p>
<p>Onun için bütün insanlığı bu mutluluğa eriştirmek için savaşanlar<br />
haklıdırlar. Çare olarak da:</p>
<p>- Sevişmeyi geçinmeye ve mecburiyete köle etmekten kaçının, geçinmek<br />
için çalışın ve aşk için sevişin, derler.</p>
<p><em><strong>Mutluluğun tılsımı sevdiğin işte doya doya çalışmak ve sevdiğinle<br />
doya doya sevişmektedir çünkü…</strong></em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/kozyatagi%e2%80%99nin-toprak-yollari-artik-plaza-ama-ask-hala-ayni-ustadim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf ve Fotoğrafçılık</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/fotograf-ve-fotografcilik</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/fotograf-ve-fotografcilik#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 16:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[Aslında bu başlığı atmadan öncesinde düşündüm. Sebebi ise altından kalkabilir miyim dedim kendi kendime. Aslına bakarsanız konu çok derin. Ancak beni tanıyanlar bilirler uzun zamandır en büyük hobimdir. Son 2 senedirde bu konu üstüne çok eğildiğim için belli miktardaki birikimimi sizlerle paylaşmak istedim. Sizlerinde yorumları ile bana katacaklarınız olacaktır diye düşündüm. Öncelikle bu ilk yazıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-41" title="fotograf" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/fotograf.jpg" alt="fotograf" width="250" height="298" />Aslında bu başlığı atmadan öncesinde düşündüm. Sebebi ise altından kalkabilir miyim dedim kendi kendime. Aslına bakarsanız konu çok derin. Ancak beni tanıyanlar bilirler uzun zamandır en büyük hobimdir. Son 2 senedirde bu konu üstüne çok eğildiğim için belli miktardaki birikimimi sizlerle paylaşmak istedim. Sizlerinde yorumları ile bana katacaklarınız olacaktır diye düşündüm. Öncelikle bu ilk yazıda işe nerden başlamak gerekir konusuna açıklık getirmek lazım.</p>
<p><span id="more-39"></span></p>
<p>Fotoğraf makinası ne kadar öenmlidir ve hangi tür makinaya sahip olmak gerekir ? Hemen hemen ilk başlayan herkesin aklına gelen soru budur. Ben yıllar öncesinde başlarken yol gösteren biri olmadığı için <span>kompakt</span> bir makina almıştım. İyi mi ettim kötü mü ? tartışılır. Peki genelde herkes bu tür dijital makinalardan başlıyor peki alırken nelere dikkat etmek gerekir ? Ben fotoğraf malzemelerimi Sirkeci’deki Hayyam Çarşısından (Fotoğrafçılar Çarşısıda denir) alırım. Bu konuda da <a href="http://www.macrofoto.com.tr/" target="_blank">Macro Fotoğraçılığı</a> tercih ederim. Macro Fotoğrafçılık satış danışmanlarından Murat Kepoğlu’nun <a href="http://www.uzmantv.com/" target="_blank">uzmantv.com</a> için hazırladığı <a href="http://www.uzmantv.com/dijital-fotograf-makinesi-alirken-nelere-dikkat-edilmeli" target="_blank">“Dijital fotoğraf makinesi alırken nelere dikkat edilmeli ?”</a> videosunu seyrederek işe başlayalım. <a href="http://www.uzmantv.com/kategori/sanat/fotograf/konular" target="_blank">Fotoğraf bölümündeki diğer vidyolarıda</a> seyretmenizi tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/fotograf-ve-fotografcilik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknoloji Nedir?</title>
		<link>http://www.okanbarlas.com/teknoloji-nedir</link>
		<comments>http://www.okanbarlas.com/teknoloji-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 23:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Okan Barlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Moleskine]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.okanbarlas.com/?p=99</guid>
		<description><![CDATA[Bu günlerde herkesin blogunda bir bölüm : Teknoloji. Herkes teknolojiden bahsediyor. Ama çok yanılıyorlar. Nedeni ise teknolojiyi başka şeylerle karıştırmaları. Bunu bende zaman zaman yaptığımı farkediyorum istemsizce. Özellikle bişim sektörü ile teknoloji çok fazla karışmakta. Bu nedenle teknolojinin tanımını bir alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. İletişim ve Teknoloji (okumanızı tavsiye ederim) kitabının yazarı Ümit Atabek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-100" title="teknoloji" src="http://www.okanbarlas.com/wp-content/uploads/2009/06/teknoloji.jpg" alt="teknoloji" width="250" height="188" />Bu günlerde herkesin blogunda bir bölüm : Teknoloji. Herkes teknolojiden bahsediyor. Ama çok yanılıyorlar. Nedeni ise teknolojiyi başka şeylerle karıştırmaları. Bunu bende zaman zaman yaptığımı farkediyorum istemsizce. Özellikle bişim sektörü ile teknoloji çok fazla karışmakta. Bu nedenle teknolojinin tanımını bir alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. İletişim ve Teknoloji (okumanızı tavsiye ederim) kitabının yazarı Ümit Atabek aynen şöyle tanımlamış :</p>
<blockquote><p>Teknoloji bir mal veya hizmet üretiminin toplumsallaşmış bilgisidir. Sözcük, Antik Yunanca’dan gelen tekhne kelimesine, bilgi anlamına gelen logos sonekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Antik Yunanca’da zanaat, beceri gibi anlamlarda kullanılan tekhne kelimesi, daha sonra Hint-Avrupa dillerinde, örneğin Sanskritçe’deki takşan kelimesinin marangoz, inşaatçı anlamında kullanılması gibi, yapmak, elde etmek, üretmek becerisi anlamını kazanmıştır. Bu nedenle teknik, bir şeyi yapmanın, üretmenin ya da elde etmenin bilgisi, becerisi anlamına gelmektedir.</p></blockquote>
<p><!--adsense#comment--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.okanbarlas.com/teknoloji-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
