Yine, Yeni, Yeniden…
Her yeni başlangıç insanın hayatında heyecan duygusu yaratır. İşte bu heyecanla PC Magazine dergisindeki yeni köşemin ilk yazısını yazmaya başlıyorum. Hazır yeniliklerden bahsetmişken bu ilk yazımda da son zamanlarda geliştirilmekte olan IP TV teknolojisini değerlendirelim istedim.
Henüz televizyonlarımızın tuşlarına bastığımız zamanlarda uzaktan kumanda yokken, siyah beyaz ve tek kanaldan ibaretti bizim için televizyonlar. Uzaktan kumandan ilk çıktığında devrim olarak nitelendirilmişti. Oysaki sonrasında çok kanallı yayına geçilmesi ve bize sunulan alternatifler… Bu gün varılan son nokta konularına özel yayın yapan ve uluslararası toplamda binlerce kanal.
Yeni hedef ? Bill Gates 2002’de .NET vizyonunu lanse ettiğinde “bilgiyer her yerden ulaşabilmek” vurgusunun üzerinde durmuştu. Bu hayalini bu gün her platforma taşıyor ve gerçekleştirmek için çalışıyor. Bu konsepti televizyon yayınlarınada taşımak için yeni bir teknoloji geliştirmekte Microsoft : IP TV. Amaç ise her an her yerde televizyon izleyebilmek ve hatta içeriğinde kullanıcı tarafından belirlenebilmesini sağlamak. Kısacası kişiye özel yayın.
Teknoloji Eğitimi
Sizlere ulaştırdığımız yazılarımızda ortak payda hep “Teknoloji” oluyor. Genelde de teknolojinin getirdiği yenilikler ve hızlı gelişiminden bahsediyoruz. Peki bu hızlı gelişimi takip etmek ve teknolojiyi verimli bir şekilde kullanmanın yolu nerden geçiyor ? Elbetteki eğitimden.
Eğitim, tek başına irdelenecek bir konu değil. Bir çok kavram özelliklede kültür, iletişim paralel incelenmelidir. Teknoloji kültürü dediğimiz kavram insanların teknolojinin etkilerini, niteliklerini bilmesi ve genel çizgileri ile tanımını anlamasıdır. Son yıllarda her fırsatta dikkat çekmeye çalıştığımız “Teknoloji Toplumu” yakın gelecekte bir zorunluluk haline gelecektir. Bu kültüre uyum sağlamayan toplumlar var oldukları çağlarda geri kalmaya mahkumlar. Yakın gelecekte sunulmaya başlayan ve gelecek içinde çalışmaları devam eden e-devlet hizmetleri, teknoloji eğitimlerin ne kadar gerekli olduğunu ve ilerleyen süreçlerde de zorunluluk haline geleceğini göstermektedir.
Proje Aşamaları
Çok güzel ve durumu özetler bir yazı. Noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşıyorum.
ODTÜ rektörü Prof.Dr. Ural Akbulut ‘tan Tüm Mühendis ve Mimar Arkadaşlara…………
Bir mühendislik projesinin 6 safhası vardır. Bu 6 safhayı hele ülkemizde hemen hemen her projede görüyoruz. Bu safhaları şöyle sıralıyorlar:
Büyük Heyecan – Her proje başlangıcında, proje ile ilgilenenler gerçekten büyük bir heyecan duyarlar. Önemli bir projeye katkıda bulunacaklardır.
Büyük Hayal Kırıklığı – Proje başladıktan bir müddet sonra, o kadar da heyecan duymaya değmediğini ve de kendi katkılarının o kadar da büyük olmayacağını anlayarak, bir hayal kırıklığı yaşarlar.
Top Yekün Panik – Proje başlamıştır ve de işler o kadar da iyi gitmemektedir. Yukarıdakiler, hem para vermemekte hem de işin bir an önce bitirilmesini istemektedirler. Proje ile ilgilenen aşağıdakileri, bir panik havası sarmıştır.
Geleceğin CIO’larına
Bilişim sektöründeki değişimler kurumlardaki yönetim kademelerinide etkilediler. Çok değil bundan 10 sene öncesine dönüp baktığımızda bilişimciler sadece kendi alanlarından sorumlu kimselerdi. Bu gün büyük işletmelerde, holdinglerde Genel Müdür Yardımcıları arasında Bilgi İşlem Müdürleride yer almakta. Böylelikle Bilgi İşlem Müdürleri varolan iş yapış şekillerine değer katan hatta işin genelinde iyileştirmelere katılan pozinyonlara gelmişlerdir. Son zamanlarda yönetim kademelerinde bir çok kısaltmalarla karışlaşmaktayız. Bunlardan en popüler olanı CEO (Chief Executive Officer). İlk akla gelenleri sıralamak gerekirse :
• COO (Chief Operations Officer)
• CFO (Chief Financial Officer)
• CTO (Chief Technology Officer)
• CIO (Chief Information Officer)
Bizi ilgilendiren elbette CIO. Gerek teknik bilgi birikimi gerekse yönetimsel bilgileri olan kimseler CIO olabilirler. En önemliside bir CIO kesinlikle vizyonel olmalıdır. Şirketini kısa vadede değil uzun zaman dilimlerinde karlı hale getirmeli ve geleceğe hazırlamalıdır. CIO teknik altyapı açısından üstüne düşen görevleri yerine getirmenin yanı sıra yönetimsel anlamda da görevler üstlenmektedir. Yönetimsel görevleri arasında başlıcaları Planlamak ve Organizasyon yapısını sağlamaktır. Yapılacak işi analiz edeler ve sonrasında aşama aşama planlarlar. Ekiplerinin yetkinliklerine göre planlanmış işlerin doğru organize edilmesini sağlarlar. İş akışlarının doğru işlemesi için süreçleri takip ederler ve her aşamada kontrol-denetleme mekanizmasını yönetirler. Böylelikle işlerin doğru ve karlı bir şekilde yürümesini sağlamış olurlar.
BT Outsourcing’inde Unutulmaması Gereken 13 Nokta
Outsourcing uzmanları, outsourcing işinde ağzınızın yanmaması için bilmeniz gereken şeyleri açıkladılar.
Outsourcing korku hikayelerini okurken bunlar bazılarınıza eğlenceli gelebilir, özellikle de sizin başınıza gelmediğinden, en iyisi başkalarının hatalarından ders almaktır.
Endüstri uzmanları, kendilerinin ve müşterilerinin deneyimlerine dayanarak en iyi önerilerini özetlediler. Bu endüstri uzmanları, deniz ötesine nasıl yayılabilecekleri konusunda şirketlere danışmanlık yapan High Street Partners’ın kurucusu ve başkanı Larry Harding; işlerinin hemen hemen yarısı, outsourcing anlaşmaları kötü sonuçlanan şirketlere zararlarını nasıl giderebilecekleri konusunda yardım etmek olan Pace Harmon’un danışmanı ve ortağı Steve Martin; pazarlama şirketi Geisheker Group’un CEO’su Peter Geisheker; ve BPO Management Services CEO’su Patrick Dolan.
1. Hedeflerinizi açık bir şekilde belirleyin. Zamanın en iyi planları bile kötüye gider diye bir şey yok, onlar genellikle en iyi plan değildirler. Outsourcing’in gerektirdiği deneyim eksikliği vardır. Örneğin, satış ve pazarlama girişimi ile globalleşme, şirketin diğer departmanlarının yanı sıra finansmandan destek alır.
2. Uyumlu bir tedarikçi bulun. Servis sağlayıcınızın, kodlamayı veya kurulumu nasıl yapacağının ötesinden bir anlayışa sahip olduğundan emin olun. İşlerin outsource edildiği bir şirket, doğru deneyimi, iletişim nitelikleri ve çalışma stili ile şirketinizin kültürüne ve iş hedeflerine uyumlu olmalıdır. Onların organizasyonunuzun bir parçası olacaklarını ve sizin çalışanlarınız gibi uyum sağlamaları gerektiğini unutmayın.
3. Kısa vadeli düşünmeyin. Hissedarlar genellikle kendi hallerindedirler. Şirketin parasından tasarruf etme girişiminde, önem verilen noktalar anlaşmanın kazançlarının dokümante edilmesine, fiyatların aşağı çekilmesine, tasarrufa ve anlaşma şartlarına doğru değişir. Genellikle istenen iş operasyonlarındaki temel değişimler için uzun vadeli sonuçlara odaklanmak eksik kalır.
İyi Bir Takım Nasıl Oluşturulur ?
Yüksek performanslı ekipler ve takım çalışması bugünün rekabetçi iş dünyasında giderek yükselen eğilimler. Firmalar sorunlarının çözümünü takım çalışmasında arıyor çalışanlar ise bir takımın parçası olmak istiyor.
Takım çoğu zaman daha kolay ve daha verimli bir yol olduğu için seçilse de, iyi bir takım oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil.
Peki iyi bir takım nasıl oluşur ve nasıl çalışır?
Sorgulama: Bilgi toplama, fikir yaratma ve test etme, olanakları araştırma ve sunma, yeni yaklaşımların uygulanabilirliğinin tespiti, işlerin yürümesi için organizasyon yapma ve uygulama, üretim ve çıkarımların yapılması, sistemlerin nasıl çalıştığının kontrol edilmesi, işlemlerin ve standartların korunması ve sürdürülmesi, başkalarının çalışmaları ile bütünleştirilmesi ve işbirliği yapılmasını kapsar.
Çok sesliliğe değer verme: En iyi sonuçların çıkması için çok farklı düşüncelerin bir araya gelmesi gerekir, diğer yandan da çok sesliliğin kargaşaya dönüşmemesi önemlidir.
İletişim kurma: Takımı birbirine bağlayan iletişimdir. Takım içindeki iletişim dinamiktir. Farklı insanlarla farklı yollarla iletişim kurabilmek, herkesi dinlemeyi bilmek, problem ve çözüm odaklı fikir paylaşımlarını yürütebilmek gerekir.
Neden Proje Yönetimi Uygulamalarınız Başarısız Oluyor?
Forrester raporu, BT proje yönetimi uygulamalarının çamura saplandığını söylüyor.
BT proje yönetimi uygulamaları çamura saplandılar ve BT departmanlarının projeleri başarılı bir şekilde yürütmelerinin önünde engel oluşturuyorlar. Temmuz’da yayınlanan ve “Proje Yönetimi Gücünüzü Genişletme” adını taşıyan yeni bir Forrester raporunun sonucu buydu.
Raporun yazarı Mary Gerush (kendisi de eski bir BT proje yöneticisidir), proje yönetimi disiplininin iş dünyasındaki veya BT’deki değişime ayak uyduramadığına işaret ediyor.
Gerush, BT departmanları, iş ihtiyaçlarına daha iyi yanıt vermek için, servise yönelik mimariyi (SOA) ve Çevik yazılım geliştirme pratiğini benimserken, proje yönetimi disiplini büyük ölçüde metodolojiye odaklı kaldı. Klasik proje yönetimi metodolojileri, bugünün canlı ve rekabetçi iş ortamı için fazla katı, hantal ve bürokratik bulunuyor. Gerush, aslında bu metodolojilerin BT departmanlarına karşıt bir şekilde çalışabileceğine işaret ediyor.
Proje Yönetimi Nedir ?
Proje yönetimi kategorisi altında bu konudaki tecrübelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bundan yaklaşık 5 sene öncesinde ITIL,Six Sigma ve benzeri konularda dergilerdeki köşemde bahsettiğimde henüz isimleri bile duyulmamıştı. Proje yönetimi konusu her ne kadar bu konulara göre daha avantajlı olsada hala hak ettiği yerde değil. Yinede günümüzde ülkemizdeki insanların bu konuya eğilir olması umut verici.
Bu ilk yazıda “Proje yönetimi nedir ?” sorusuna cevap vereceğiz. Bunun için öncelikle proje ve yönetim nedir bu konuya bir aydınlık getirelim.
Proje : Belirli bir başlangıç ve bitiş zamanı olan, amacı,kapsamı,bütçesi tanımlanmış ve bir kereye özel gerçekleştirilen aktiviteler toplamına denir.
Sertifikasyon ve Kariyer
Merhaba, bu yazmız boyunca sizlerle sertifikasyon ve kariyer üzerine bilgilerimizi paylaşacağız. Öncelikle doğru bir yol izlemek, sertifikalar hakkında bilgi edinebilmek için her doğru soruları bulmakla başlamalıyız :
- Sertifika nedir ?
- Neden sertifika almalıyım ? Hangi sertifikayı neden almalıyım ?
- Bireysel açıdan bakıldığında sertifikanın önemi nedir ?
- Kurumların sertifikalı elemanlara bakış açıları nasıl ?
Sanırım başlangıç için güzel bir harita oldu. Soruları cevapladıkça da göreceksinizki sizleri doğru yönlendirecek soruları kendiniz üretmeye başlayacaksınız. Temel başlangıç noktamıza geri dönelim ve sertifikanın tanımını yapalım. Sertifikanın sözlük anlamı bizi çokda ilgilendirmiyor bizi ilgilendiren sertifikanın bilişim sektöründeki anlamıdır. Bireysel gelişim ve kariyeriniz göz önünde tutulduğunda sertifikasyonun size sağlayacağı bir çok artısı olacaktır. Dünyada ve ülkemizde her geçen gün bilişim sektörüne yapılan yatırımlar artıyor. Şirketlerde bu yatırımlarını tecrübeye ve sertifikaya sahip bilişim teknolojileri profesyonellerine emanet ediyorlar. İş başvurularınızda öne geçmenizi, sektörde yer edinmenizi sağlayabilecek olan bu sertifikalar uluslararası alanda da kabul görmenizi, dünyaya açılabilmenizi de sağlar. Örneğin dünyanın en büyük kariyer sitelerden www.monster.com da bugün bir çok eleman arayan bilişim şirketinin ön şartlarından bir tanesi de sertifikasyondur. Toparlamak gerekirse sertifikasyon bilişim sektörü açısından bakıldığında uzmanlığınızın bir ispatı demektir.
Algoritmaların Düşündürdükleri
Türkçede; “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” sözüyle insanların meseleleri ele alıştaki farklılığı vurgulanır. “Akıl akıldan üstündür.” sözü ise, insanları başkalarının fikirlerine açık olmaya davet eder. Cenâb-ı Hak, insanları farklı mizaç ve kabiliyetlerde yaratmıştır. Bunun hikmetlerinden biri, insanların meselelere farklı açılardan bakabilmelerini ve problemlere değişik çözümler üretebilmelerini sağlamaktır. Bu hikmete uygun davranmak, fikrî zenginlik ve insanlar arasında yardımlaşmayı sağlar; birçok kolaylığı beraberinde getirir.
Birçok sahada olduğu gibi algoritma sahasında da ilk araştırmalar Müslüman âlimler tarafından yapılmıştır. Algoritma kavramı ilk defa, 780–850 yılları arasında Bağdat’ta yaşamış, matematik, astronomi ve coğrafya alanlarında mühim çalışmalara imza atmış, dünyaca ünlü Müslüman âlim Harezmî tarafından kullanılmıştır. Harezmî’nin “Hisabü’l-Cebr ve’l-Mukabele” isimli eseri, aynı zamanda ilk algoritma koleksiyonunu oluşturur. Eserin Lâtince tercümesi Avrupa’da da büyük dikkat çekmiştir. Avrupalılar, ‘algorizma’yı ‘Arapça sayıları kullanarak aritmetik problemleri çözme kuralları’ mânâsında kullanmışlar, terim daha sonra ‘algoritma’ya dönüşmüştür.
Başlangıçta matematiğin bir dalı olarak gelişen algoritma, ‘belli bir problemi çözmek veya bir fiili gerçekleştirmek için takip edilen yol, işlemler dizisi, basamaklar kümesi’ veya ‘insanların problemlere getirdikleri değişik çözüm metotları’ olarak tarif edilir. Sonlu sayıdaki bu işlemler, adımlar veya basamaklar bir noktada başlar ve tarif edilmiş bir netice durumunda sonlanır. Günümüzde algoritma dendiğinde ise, daha çok bilgisayar programlarında kullanılan, sıralama, arama vb. işlemlerde takip edilen yollar akla gelmektedir. Bilgisayarların her alanda problem çözmede kullanılmasına paralel olarak, algoritmalar oldukça yaygınlaşmıştır. Günümüzde fizik, kimya, biyoloji, müzik dâhil birçok sahada algoritmalar kullanılmaktadır.