Okan Barlas

8Oca/100

İstanbul’un Yanı Başındaki Kayak Merkezi : Kartepe

KartepeSon yıllarda artarak ilgi gören bir yer Kartepe. İstanbul’un hemen yanı başında Sapanca’ya bağlı bir tepe. Yıllarca Maşukiye’ye gider Alabalık yerdik ama tepelerin de böyle bir kayak merkezi olacağı aklımıza gelmezdi. Bayram tatilinin son gününü geçirmek adına arkadaşlarımızla beraber alternatif bir gezi yapmayı planladık. Sonuç olarak kışın tadına varmak için Kartepe’de karar verdik. Gerçekten de İstanbul’a bu kadar yakın bir yer olmasına rağmen kar kalınlığı 80 cm’di. Kayak ve kızak yapmak adına elverişli bir ortam söz konusu. Yalnız tesis sıkıntısı mevcut ve ne yazık ki bu aşılamayacak bir sıkıntı. Sebebi ise tüm Kartepe’nin kayak yapılabilecek alanında sadece Greenpark var. Tepeyi devletten kiralamış durumdalar. Öyle ki bir yerden sonrasında tepeye giriş dahi yapamıyorsunuz. Aslında bu hoş bir durum değil. Böylesi bir yerin kimsenin tekelinde olmaması gerek. Amaç kayak yapmak ise doğru bir mekan. Toplamda 12 pist var. Bunların bir kısmı çok kolay bir kısmı ise cidden adrenalin severlere hitap ediyor. Gün içerisinde en keyif alabileceğiniz aktivitelerden biri de acılı sucuk yiyip sıcak şarap içebileceğiniz kafe.

22Ara/090

Şimdi Reklamlar…

reklamReklamlar artık hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyorlar. Düzeltiyorum reklamlar hedef kitlelerine her mecrayı kullanarak ulaşıyorlar. Reklamdan kaçmak veya görmezlikten gelmek nerdeyse imkansız. Bu güne kara reklamcılar basılı yayınları, açık hava mecralarını, televizyonu, radyoyu ve daha bir çoğunu denediler. Günümüzün reklamcılık trendi ise dijital platformları kullanmak. Medya iletişim aracı olarak elektronik platformların kullanılması. İlk akla gelen dijital platformlar : Web siteleri, E-posta, Mobil cihazlar özelliklede cep telefonlarımız, arama motorları , Internet…
Son zamanlarda dijital platformların tercih edilmesinin öncelikli sebebi insanları aktif ortamlarında hedeflemeleridir. Diğer bir neden olarak erişim kolaylığı öne sürülebilir. Reklam verenler tarafından çok tercih edilmesinin sebebi ise takip edilebilirliğinin yüksek olması. Özellikle bir Web mecrasına bu gün reklam verdiğimizde ziyaretçilerin ve bizim için potansiyel müşterilerimizin her adımını kolayca izleyebilmekteyiz. Diğer mecralara göre düşünüldüğünde her zaman fiyat açısında daha uygun. Dilerseniz avantajlarını sıraladığımız “Internet Reklamcılığını” derinlemesine inceleyelim.

14Ara/090

Yeni Trend : Moğol Barbeküsü

go_mongoSon zamanlarda değişik lezzetler arayanlara bir tavsiye : Go-Mongo. Lezzet duraklarında yeni trend Moğol Barbeküsü yapan mekanlar. Yakın zamanda Türk toplumu ile tanışmaya başlayan bu mutfağın öncülerinden Go-Mongo. Başlangıç olarak yiyebileceğiniz bir çok şey diğer lokantalarında menüsünde bulunan yiyecekler; biri hariç. İçinde karides parçaları olan muska şeklinde dışı galeta unuyla kaplı kızartılmış bir başlangıç yemeği. İlginç olan kısmı sunulurken erik reçeli ile beraber sunuluyor. Ben denemedim ama masada deneyen arkadaşlar ilginç bir şekilde uyumlu olduğunu söylediler. Yemek olarak alternatifler sunulsada genelde insanlar açık büfeyi tercih ediyorlar. Açık büfeyi seçerkende iki opsiyon sunulmakta. tek ziyaret ve limitsiz. Açıkcası tek ziyaret yetmekte. Açık büfenin başına geçince sizi bir süpriz bekliyor.

Yiyeceklerin hepsi çiğ. Size verilen kaseye sırasıyla ister et ister hem et hem deniz mahsülü ürünlerden koyuyorsunuz. büfenin sonunda ise sizi bir danışman karşılıyor ve seçtiğiniz ürünlerle gidebilecek sosları size tavsiye ediyor. Son olarak tüm bunlar biraz erişte ile karıştırılıp sonrasında büyük bir sacta pişiriliyor ve sunuluyor. Açıkcası et ağırlıklı bir seçin ve sonunda kremalı bir sos ile güzel şeyler ortaya çıkabiliyor. Tabi tercih size kalmış. Tatlı olarak ise lokantanın spesiyallerinden olan “Kırmızı Kahraman” adlı tatlıyı tavsiye ediyorum. Etrafı pişmaniye ve vanilyalı dondurma ile kaplı kırmızı şarapta bekletilmiş armut sunum ve lezzet olarak çok hoş. Yolunuz düşerse ve farklı bir mutfak denemek isterseniz tavsiye ederim.

10Ara/090

Doğal Film Seti : Cumalıkızık

anadolukadiniCumalıkızık yakın geçmişte sinema sektörü tarafından keşfedilmişti. Birçok dizinin çekildiği köy gerçektende doğal bir film setini andırıyor. İstanbul’dan yaklaşık 2 saatte rahatlıkla ulaşabileceiğiniz bir yer. Bu nedenle de günübirlik bir gezi için ideal. Köyün hemen girişinde yerli yabancı turistleri karşılayan sıcak anadolu insanlarının kurduğu pazarla karşılaşıyorsunuz. Sizlere hemen kucak açan insanlar nerde ne var nereyi gezmelisiniz tavsiyelerde bulunuyorlar. Girişteki bu minik pazarda bulabileceğiniz en ilginç ve yöresel tat cevizli erişte. Ve yine cevizli ekmek. Ayrıca köy kadınlarıın sarıp paketlerle sizlere sunduğu dolmalardan da tatmanızı öneririm.

8Ara/091

Işıkla Boyama

boyamaFotoğraf kelimesi, Yunanca photo ışık ve Latince graph “iz bırakmak” sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. (bknz : vikipedia)

Işıkla iz bırakmak yada boyamak aynı zamanda bir çekim tekniğidir. Farklı yöntemlerle uyguanabilir. Bu çekim tekniği, fotoğrafa farklı bir büyü katmakta.

23Kas/090

Fotoğraf Makinası Yağmurluğu

yagmurlukFotoğraf tutkunları eğer hayatlarını bu işi yaparak kazanmıyorlarsa izin günlerinin gelmesi için sabırsızlanırlar. Tatil günü gelip çatmıştır ancak hava kapalı hatta yağışlıdır. Yüksek ücretlere alınan D-SLR makinalar ve objektifler ıslanmamalılar. Peki ne yapmak gerekiyor ? Fotoğraf çekmemek ?

Kışın doğaya ve çevrinize kattığı bu güzelliği karelemekten mahrum kalmamak adına çeşitli yöntemler var elbette. Soğuktan makinayı korumak için yapılacaklar belli. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta çok soğuk bir ortamda çekim yaptıktan sonrasında sıcak ortama direk giriş yapılmaması. Bu makina ve objektif içerisinde terlemeye neden olabilir. Bundan korunmak adına eğer varsa (yoksa mutlaka edinin) öncelikle makinanızı çantasına yerleştirin. Sonra mekana girin. Mekanın en ılık yerinde belirli bir süre makinanızı çantanızdan çıkartmadan bekleyin.

Yağmurda ne yapmak lazım ? İlkel bir yöntem olmakla beraber hafif çiseleyen yağmurlu bir havada en çok işe yarayan materyal poşettir. Evet bildiğiniz herhangi bir poşeti makinanıza sarın. Sadece objektifinizin geçebilecegi bir delik açın. Lastik yardımıyla poşeti makinanıza sabitleyin. Ancak çok şiddetli yağışlarda helede rüzgar varsa genelde yırtılan bir poşet size çok pahalıya patlayabilir. Bu sebeple bende çözüm konusunda kısa bir araştırma yaptıktan sonra fotoğraf makinası yağmurluklarını buldum. Çok iyi bir çözüm gerçektende. Yurtiçinde de bulmak mümkün. Yağışlı havalarda da bu tutkunuzdan mahrum kalmak istemiyor ve çok sevdiğiniz makinanızı korumak istiyorsanız bir tane fotoğraf makinası yağmurluğu edinin.

Etiketler: Yorum yok
20Kas/090

Şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy

kiyikoylimanFotoğraf ve fotoğrafçılık en büyük hobim. Ayrıca gezmeyi ve yeni yerleri görmeyide çok severim. Fotoğraf çekmek için fırsat buldukça seyahat ediyor ve yeni yerler keşfediyorum. Baktım ki bu yerlerin sayısı her geçen gün artıyor bende sizlere bu gezilerde edindiğim izlenimlerimi bu bölümden aktarmak istedim.

İlk yazımızdaki durağımız şirin bir balıkçı köyü : Kıyıköy. Öncelikle geziye katılan ekip hakkında bilgi vermek istiyorum.

17Kas/091

Kozyatağı’nın Toprak Yolları Artık Plaza Ama Aşk Hala Aynı Üstadım

cetinaltanUzun zaman oldu sanırım böylesi yazılar yazmayalı. Böylesi duygu yüklü ve kendime dair. Dün bir çok insan için sıradan bir 17 Kasım günü benim ve kız arkadaşım için çok özel bir gündü. Birlikte paylaşılan belli zaman süreleri geçince neden bunu kutlar insan ? Bu bir kutlama mıdır yoksa zamanın akıp geçmesinden dolayı bir hüzün müdür ? Sanırım gelecek için anı biriktirmiş olmanın verdiği bir sevinç (!?) Ama her ne olursa olsun çok güzel geçen bir altı ay oldu. Daha nicelerine.

Beni tanıyanlar az çok bu sektöre giriş hikayemi bilirler. Ne kadar tutkuyla ve severek bu işi yaptığımı; bu işi yapmak adına vazgeçtiklerimi. İnsanoğlunun hayatında dönüm noktaları vardır. Benim hayatımdaki dönüm noktalarında biride kariyerim ile ilgili. Belkide kimyevi hammadde ithalatçısı olacakken okuduğum bir yazı kendime getirmiş ve herşeyi geri çevirip sıfırdan bu yola baş koydum. Zaten aklımda olanları yapmam için bana gereken cesareti veren yazıyı hayranlıkla takip ettiğim Çetin Altan köşesinde yazmış bundan yanılmıyorsam 22 sene öncesinde. Yaklaşık 10 sene önce tekrar yayınlanması sonrasındahayatımı değiştirmemde bana cesaret vermiştir.

13Kas/090

Fotoğraf ve Fotoğrafçılık

fotografAslında bu başlığı atmadan öncesinde düşündüm. Sebebi ise altından kalkabilir miyim dedim kendi kendime. Aslına bakarsanız konu çok derin. Ancak beni tanıyanlar bilirler uzun zamandır en büyük hobimdir. Son 2 senedirde bu konu üstüne çok eğildiğim için belli miktardaki birikimimi sizlerle paylaşmak istedim. Sizlerinde yorumları ile bana katacaklarınız olacaktır diye düşündüm. Öncelikle bu ilk yazıda işe nerden başlamak gerekir konusuna açıklık getirmek lazım.

26Ağu/090

Teknoloji Nedir?

teknolojiBu günlerde herkesin blogunda bir bölüm : Teknoloji. Herkes teknolojiden bahsediyor. Ama çok yanılıyorlar. Nedeni ise teknolojiyi başka şeylerle karıştırmaları. Bunu bende zaman zaman yaptığımı farkediyorum istemsizce. Özellikle bişim sektörü ile teknoloji çok fazla karışmakta. Bu nedenle teknolojinin tanımını bir alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum. İletişim ve Teknoloji (okumanızı tavsiye ederim) kitabının yazarı Ümit Atabek aynen şöyle tanımlamış :

Teknoloji bir mal veya hizmet üretiminin toplumsallaşmış bilgisidir. Sözcük, Antik Yunanca’dan gelen tekhne kelimesine, bilgi anlamına gelen logos sonekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Antik Yunanca’da zanaat, beceri gibi anlamlarda kullanılan tekhne kelimesi, daha sonra Hint-Avrupa dillerinde, örneğin Sanskritçe’deki takşan kelimesinin marangoz, inşaatçı anlamında kullanılması gibi, yapmak, elde etmek, üretmek becerisi anlamını kazanmıştır. Bu nedenle teknik, bir şeyi yapmanın, üretmenin ya da elde etmenin bilgisi, becerisi anlamına gelmektedir.

Etiketler: Yorum yok